(6100 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 30.08.2001 - 23.10.2008 tarihleri arasında torna ustası olarak çalıştığını, 21-22.10.2008 günlerinde sağlık mazereti sebebiyle işyerine gidemediğini ve 21.10.2008 günü durumunu belgeleyen Sağlık Ocağı'ndan 2 gün istirahatli olduğuna ilişkin rapor ile birlikte 23.10.2008 tarihinde işyerine gittiğinde rapor teslim alınmadığı gibi, davacının işe başlatılmadığını ve 23.10.2008 günü iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, 30.10.2008 tarihinde durumu Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'ne bildirdiğini, inceleme sonucunda iş akdinin haksız olarak feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile sair alacakları hak ettiği yönünde bilgi verildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili alacaklarının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 19.10.2001 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş akdi ile davalı şirkette 21.10.2008 tarihine kadar çalıştığını, tutanaklardan da anlaşıldığı üzere, 04.10.2008, 21.10.2008, 22.10.2008 ve 23.10.2008 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bu nedenle iş akdinin işverenlikçe sonlandırıldığını, davacının yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin hepsinin ödendiğini, mazeretsiz işe gelmeyerek iş akdinin feshini sağlayan davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı olmadığını, tüm ücretlerinin ve özellikle fazla mesai ücretlerinin ödendiğini savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 19.10.2001-23.10.2008 tarihleri arasında çalıştığı, buna göre kıdeminin 7 yıl, 5 gün, tazminata esas günlük brüt ücretinin 36,38 TL olduğu, davacı yanca dosyaya sunulan Aile Hekimi Dr. Fakir Azat AKAY imzalı rapora göre; davacıya akut faranjit tanısı ile 2 gün istirahat raporu verildiği, rapora göre davacının 23.10.2008 tarihinde işbaşı yapması gerektiği, davalı yanca iş sözleşmesinin 23.10.2008 tarihinde feshedilmesi karşısında, davacının 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılı devamsızlık haklı sebebini oluşturacak bir devamsızlığının bulunmadığı, buna göre davalı feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, fesih şekli karşısında davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklısı olduğu, davacının 106 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu, davacıya kullandırıldığı saptanan 42 günün mahsubu sonucunda, davacının 64 günlük ücreti tutarında yıllık ücretli izin alacaklısı olduğu, hesaplamaya müsait fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığı, davacının hafta tatili ücreti alacaklısı olmadığı, davacının ulusal bayram günlerinde çalıştığı, ancak kendisine zamlı ücretinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilince temyiz dilekçesine ekli olarak 6 adet yıllık izin kullanımına ilişkin belge ibraz edilmiştir. Bu belgelerin tümü değerlendirmeye tabi tutulmamış, bilirkişi tarafından sadece 2006-2007-2008 yıllarına ait 14 günlük izin kullanıldığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Ancak, bu belgelerden 20 günlük (6+6+8) süreler değerlendirmeye tabi tutulmadığı gibi, diğer belgeler de dikkate alınmamıştır.
Tüm bu belgelerin asılları getirtilerek, taraflara sorulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı vekilince sunulan 22.12.2009 havale tarihli ıslah dilekçesinde ıslah edilen miktarlar bakımından faiz talebi bulunmadığı halde, yerel mahkemece ıslah edilen miktarlara faiz yürütülmesi de HUMK 74 (6100 Sayılı HMK 26) maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy