(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25) (1086 S. K. m. 74) (6100 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının işyerinde kavga çıkardığının tutanaklar ile sabit olduğunu ve iş akdinin işverenin başka bir işçisine sataşması nedeniyle İş Kanunu 25/II-d. maddesi ve şirket disiplin yönetmeliğinin 8/a maddesi gereği feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin iş akdinin davalı işverence feshinin haklı olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunup, bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı Yasanın (d) bendinde, işçinin, işverenin başka işçisine sataşması işveren açısından haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir.
Somut olayda, davacı işçinin işyerinde çalışan Faruk isimli işçi ile tartıştığı, it herif, hayvan herif gibi hakaret ettiği, bu eylemin işverenin diğer işçisine sataşma olup, davacının iş akdinin feshinde işverenin haklı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla davanın reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, ıslahta faiz istemi bulunmamasına karşın, kıdem tazminatının tamamına fesihten itibaren, ihbar tazminatının da ıslah ile artırılan kısmına ıslahtan itibaren faize hükmedilmesi HUMK. nun 74. (HMK. nun 26.) maddesine aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy