(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. U. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, bir ayakkabı modeli üretiminin taslak olarak hazırlanan sol tek üzerinden yapıldığını, bu beğenildiği takdirde üretime geçildiğini ve örnek olarak hazırlanan sol tekin çöpe atıldığını, kendisinin de çöpe atılan bir sol teki beğendiğini ve atık derilerden bir sağ tek hazırlayarak giydiğini, davalı işverenin bu olayı hırsızlık olarak nitelediğini ve işten çıkartıldığını, davalı işverenin onu çöpe atmakla mülkiyetini terk etmiş olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile ikramiye alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Somut olayda, davacının davalı iş yerinde fothane bölümünde çalıştığı, üretimi yapılıp beğenilmeyen bir ayakkabıyı giyerek dışarı çıkarmak istediği, fark edilmesi üzerine siyaha boyayarak tekrar giydiği ve bunun üzerine iş akdine son verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı sulh ceza mahkemesinde beraat etmiş ve mahkemece kendisine atfedilen suçun bu yönüyle sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de, itiraz üzerine ilgili hakkında verilen nihai hükümle birlikte ve dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde kendisine atfedilen ve uyuşmazlığa sebebiyet veren haklı fesih gerekçesi dikkate alınmadan mevcut haliyle davanın kıdem ve ihbar tazminatı yönünden kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy