(818 S. K. m.18) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, TİS'den doğan hak ve alacakların ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığını, taşeron işçisi gibi gösterilmesine rağmen, emir ve talimatları veren, çalışma şartlarını düzenleyenin davalı Üniversite olması sebebiyle gerçek işverenin davalı olduğunu, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikaya üye olmasına rağmen toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını ileri sürerek, toplu iş sözleşmesinden doğan fark alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının temizlik işlerini üstlenen firma elemanı olarak çalıştığını, bu sebeple toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece ihale sözleşmelerinin içeriği ve tanık beyanlarına göre işçi üzerindeki denetim ve yönetim yetkisinin davalı Üniversitede olduğu gerekçesi ile davalı üniversite ile dava dışı firma arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılarak davaya konu istekleri hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.1.2010 tarih ve 2009/26932 esas- 2010/46 karar sayılı ilamıyla Somut olayda, davalı Üniversite tarafından temizlik işlerinin ihale ile dava dışı bir firmaya verildiği, işi üstlenen firmalar değişmesine rağmen davacının ara vermeden, aynı işte firma elemanı olarak, çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı emir ve talimatların davalı Üniversitede olduğundan söz ederek asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığını ve sendikaya üye olması sebebiyle davalı Üniversitenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür. Hizmet alımlarına ilişkin tip sözleşmeler incelendiğinde asıl işverenin denetim yetkisine giren konular dışında asıl işveren-alt işveren ilişkinin muvazaaya dayandığını gösteren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dosyada mevcut Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi 2007 yılı Biyomedikal Hizmetler ve İletişim Ekipmanları Kullanım Bakımına Yönelik Hizmet Alımı Teknik Şartnamesinde yüklenicinin hastanede çalıştıracağı personelin seçimini ve işten çıkarılmasını idarenin bilgisi dahilinde ve onayını alarak yapacağı yönünde düzenlemeye yer verilmişse de, anılan şartname konusunun temizlik işlerine ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Temizlik işi davalının yardımcı işlerinden olup, yasaya göre alt işverene verilmesi mümkündür. Ancak, kurulacak asıl işveren-alt işveren ilişkisinin yasada belirtilen kurallara uygun olması ve muvazaaya dayanmaması gerekir. Bu sebeple davacının çalıştığı döneme ilişkin hizmet alım sözleşmeleri ile idari ve teknik şartnameler getirtilmeli, gerekirse işyerinde keşif yapılarak bilirkişi aracılığı ile alt işverenlik uygulamasının kanuna uygun olup olmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre davaya konu alacaklar hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır. gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece bozma ilamından işaret edildiği şekilde davacının çalıştığı döneme ilişkin tüm hizmet alım sözleşmeleri ile idari ve teknik şartnameler getirtilerek muvazaa iddiasının değerlendirilmesi gerekirken salt tanık ifadelerine dayanarak muvazaalı işlem yapıldığının kabulü hatalıdır.
Mahkemece tüm hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak ihale edilen işler ile davacının fiilen yaptığı işin Üniversitenin asli işlerinden olmadığı dikkate alınarak muvazaa iddiasının araştırılıp değerlendirilmesi gerekir.
Kabule göre de davalı Üniversite harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine harçlar dahil edilerek davalı Üniversiteye harç yüklenmesi hatalıdır.
Davalı tarafça yapılan ödemeler davacı tarafından daha önceden bilindiğinden bu ödemelerin mahsubu sonucu oluşan kısmın reddi sebebiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy