(4857 S. K. m. 41, 46, 47)
Dava: Davacı, fazla mesai ücreti, hafta sonu çalışma ücreti, genel tatil alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. U. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinde kır korucusu olarak çalışıp emekli olduğunu, Tarım İş Sendikası üyesi olup, işyerinde uygulanan TİS'den yararlandığını, TİS'nin 18. maddesi gereği günlük çalışma süresinin 7,5 saat olduğunu ancak işyerinde her an işveren emrinde hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmayan veya çıkacak işi bekleyerek geçirdiği sürenin iş saatinden sayılması gerektiğini, işe 07:00'de başlayıp akşam 19:00'da kendisinden sonraki vardiyaya teslim ettiğini, bir ay 12 saat gündüz, bir ay 12 saat gece çalıştığını, bu şekilde çalışmanın 15.3.2007 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihten sonra üçlü vardiyaya geçildiğini, bu sebeple fazla çalışma ve genel tatil ücretleri ile hafta tatili ücretinin ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili davacının günlük aktif olarak 7.5 saat çalıştığını, yaptığı fazla mesailere karşılık ücretlerini ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığı bordrolar ile aldığını, ayrıca davacıya ödenen yıpranma tazminatının denkleştirme ilkelerine göre ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm taraflarca avukatlarınca süresinde temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının günde 12 saat olarak vardiyalı çalıştığı, 2007 yılında üçlü vardiya sistemine geçildiği, davacının üçlü vardiya sistemine geçmeden önceki fazla çalışma ücretlerini talep ettiği, bilirkişi raporunda günlük 12 saat üzerinden 1 saat ara dinlenme düşüldüğü anlaşılmıştır.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre günlük çalışmanın 12 saat olduğu durumlarda ara dinlenmenin 1,5 saat olarak hesaplamada dikkate alınması gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle 1 saat ara dinlenme düşülerek yapılan hesaba göre kabul karar verilmesi hatalıdır.
3-) Davacının talep edilen dönemler için aldığı ücretin davalı kurumdan sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kıyas yoluyla başka işçinin ücret bordrolarına göre yapılan hesaba itibar edilmesi sonucu eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
4-) Kabule göre de mahkemece yapılan % 50 hakkaniyet indirimi de fazla olmuştur. Davacının çalışma şekline göre daha makul oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy