(2822 S. K. m. 9)
Dava: Davacı, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, davalı Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Eskişehir Mihalıççık Orman İşletme Müdürlüğünde kadrolu işçi statüsünde çalıştığını, işyerinde uygulanan 11-12-13 ve 14 dönem toplu iş sözleşmelerini bağıtlayan Türkiye Orman İşçileri Sendikasının ve halen Öz Orman İş Sendikasının üyesi olduğunu, 14. dönem toplu iş sözleşmesinin 31.12.2004 tarihinde bitimiyle yetki uyuşmazlığı sebebiyle toplu iş sözleşmesinin bağıtlanmasının geciktiğini ve işverence süresi sona eren toplu iş sözleşmesi ücret artışlarının ileriye dönük olarak uygulanmadığını, daha sonra yetkiyi alan Öz Orman İş Sendikası ile işveren arasında 2.3.2009 tarihinde yeni toplu iş sözleşmesi imzalanmakla bu sözleşmeden yararlanması gerektiğini, 2005 ve 2007 yılları protokollerinin geçmişe uygulanmamasının da hatalı olduğunu belirterek ücret, ikramiye ve ilave tediye fark alacaklarının ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren davacının 1.12.2004 tarihine kadar geçerli toplu iş sözleşmelerinden yararlandırdığını, yetki uyuşmazlığının uzaması sebebiyle işçi konfederasyonları ile hükümet arasında 2005-2007 yıllarında yapılan anlaşma protokolünün Orman Genel Müdürlüğünce uygulanabilirliği hususunda görüşü sorulan Maliye bakanlığının ferdi hizmet akitlerinde düzenleme yapılarak ücret zamlarının ileriye dönük verilmesinin uygun olduğunu bildirdiğini, bu sebeple 2005 yılı görüş yazılarına istinaden 9.8.2005 tarihli yazıyla 8.8.2005 -31.12.2006 arası ve 31.8.2007 tarihli yazıyla da 31.8.2008 arası ücret zamlarının ferdi hizmet akitlerinde belirtilerek ileride bağıtlanacak toplu iş sözleşmelerinden mahsup edilmek üzere verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi rapor aldırılmış ve 31.12.2004 sonrasında her altı ayda bir ücret artışı yapılması zorunluluğunun olmadığı, işverence ücret artışı yapma mecburiyetinin bulunmadığı halde idari yolla protokollerle ücret artışı yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
1- Davacı işçinin süresi sona eren 14. Dönem toplu iş sözleşmesinin ileriye dönük olarak uygulanması yönündeki talebi ile protokol hükümlerinin geçmişe etkili olarak uygulanması isteklerinin mahkemece reddi yerindedir. Ancak dava dilekçesinde 2.3.2009 tarihinde imzalandığı belirtilen toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği de belirtilerek isteklerde bulunulduğuna göre Mahkemece gerekçesiz olarak sözü edilen isteğin reddi hatalıdır.
2- 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tar afından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Somut olayda davacı işçinin işverenle Öz Orman İş Sendikası arasında 2.3.2009 tarihinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden önce adı geçen sendikaya üye olduğu belirtilmiş, işverence bu durum itiraza uğramamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, imza tarihinden önce 16.2.2009 tarihinde sendika üyesi olan davacı işçinin üyelik tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği belirtilerek hesaplamaya gidilmemiştir. Aynı raporda buna rağmen davacı işçinin, işverence 1.1.2005-31.12.2007 tarihleri arasında toplu iş sözleşmelerinden yararlandırdığı belirtilmiş, ancak bu durum yine hesap raporu ile desteklenmemiştir. Davacı vekili rapora itirazında bu konuya değinmiş olup, davacının 1.1.2005-31.12.2007 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlandırmadığı belirlenmeli ve bu konu denetime elverişli hesap raporunda gösterilmelidir. Mahkemece davacının sözü edilen toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanma koşulları ile yararlanıp yararlandırmadığı araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy