(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N... T
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davacının istifa ederek işi bıraktığını ve ayrılırken verdiği ibraname ile şirketi ibra ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 24.4.2008 tarih ve 2006/207 esas - 2008/86 karar sayılı kararla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerin reddine yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarına dair taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz incelemesi sonucu Dairemizce verilen bozma kararı sonucunda bozma ilamına uyulması suretiyle verilen yeni kararla davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 24.4.2008 tarih ve 2006/207 esas - 2008/86 karar sayılı kararının temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 12.4.2010 tarih ve 2008/24436 esas - 2010-10247 karar sayılı bozma ilamı ile özetle ...Somut olay yönünden davacının 24.06.2003 tarihli dilekçe ile istifa ettiği ve aynı tarihli ibraname ile de .....çalıştığım süre içerisinde hakkım olan tüm ücret, mesai, izin ücretlerimi tam ve eksiksiz olarak aldım. Firmadan hiç bir alacağım kalmadığını beyan ederim şeklinde davalıyı ibranameye konu alacaklar bakımından ibra ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davalı yanca ibraname belirtilen ödemeyi destekler ödeme belgesini ibraz edilemediği belirtilerek söz konusu ibranameye itibar edilmemişse de davalı iş verene bu şekilde bir yükümlülük getirilmesi yasal olarak mümkün değildir. Davacı işçi tarafından istifa ve ibraname altındaki imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmiş ancak istifa dilekçesini yazması bakımından davalı yanca zorlandığını belirtmişse de dosya kapsamında ibranamenin geçersizliğini ortaya koyacak aynı nitelikte kesin delil bulunmadığı gibi davacı tanıkları da zorlama altında ibranamenin imzalandığına ilişkin görgüye dayalı bilgi aktarmadıklarından bahsi geçen ibranameye göre davacının ibraname içeriğinde belirtildiği üzere fazla çalışma ve yıllık izin ücretlerini tahsil ettiği ortaya konmuş olmakla davanın bahsi geçen alacaklar bakımından reddi gerekirken bu alacakları kapsar biçimde kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir... gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemenin bozmadan önceki kararında yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarına dair taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamında ise yalnızca fazla çalışma ve yıllık izin ücreti taleplerinin reddi gerekeceği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma kapsamı dışında kalan genel tatil ve hafta tatili ücretlerine dair taleplerin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy