(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32) (1086 S. K. m. 381, 388, 389)
Dava: Davacı, iş güvencesi tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece bozma kararı sonrası kurulan yeni hükümde, davacının sadece iş güvencesi alacağı 476,92 TL hüküm altına alınmıştır. Davacının diğer alacakları olan fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, 4 aylık boşta geçen süre ücreti talepleri hakkında bozma konusu yapılmadığından dolayı aynı konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmiştir. Ancak, mahkeme yargılama giderlerini belirlerken tüm alacaklar üzerinden hesaplama yaparak vekalet ücreti olarak 3386,36 TL ve yargılama gideri olarak 659,43 TL.nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Her ne kadar bozma kararı kapsamı dışında kalmış olsa da yargılama giderlerinin doğru bir şekilde hesaplanması ve infaz aşamasında karışıklığı sebebiyet verilmemesi açısından diğer alacakların da hüküm kısmında yer alması gerekmektedir. Aksinin kabulü halinde şimdiki gibi asıl alacak olarak 476,92 TL hüküm altına alınmasına rağmen bununla orantısız bir yargılama gideri ortaya çıkmaktadır. Yargılama giderlerinin sadece bozma sonrasında hüküm altına alınan miktar üzerinden tayini yoluna gidilmesi de aynı şekilde hatalı sonuçlara yol açabilmektedir. Şöyle ki, çeşitli kalemlerden 10.000 TL alacağın hüküm altına alınması halinde davacı lehine 2011 yılı itibariyle 1.100 TL vekalet ücretine hükmedilecektir. Yargıtay tarafından bu alacaklardan sadece birisi yönünden o alacağın kısmen kabulü gerektiği yönünden bozma yapılması halinde, mahkemece yeniden kısmen hüküm altına alınan tek alacak üzerinden 1.100 TL vekalet ücreti verilmesi durumunda davalı 2200 TL vekalet ücreti ödemek durumunda kalacaktır. Eğer mahkemece verilen ilk hüküm doğru olsaydı davacı lehine sadece 1100 TL vekalet ücretine hükmedilecek iken kararın bozulması nedeniyle haksız bir şekilde davalıdan 2200 TL toplam vekalet ücretinin tahsil edilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bozma kararı üzerine önceki hükmün tamamen ortadan kalktığı ve bu nedenle Mahkemece HUMK'nun 381, 388 ve 389. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy