(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücretiyle sendikal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarıyla fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ve sendikal hakların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren, tekstil sektöründeki kriz sebebiyle ve yönetim kurulu kararıyla kapalı bulunan fabrikanın 27.3.2008 tarihinde yeniden üretime başladığını; davacı tarafından Malatya 3. Noterliği'nden çekilen ihtarname ile, davacının şirkette en kısa sürede yeniden iş verilmesi talebinde bulunduğunu; davacının istemi kabul edilerek üç gün içerisinde işe başlaması kendisine tebliğ edilmesine rağmen, davacının 1.4.2008 ve 2.4.2008 tarihlerinde üst üste iki iş günü sebepsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmeyerek devamsızlık yaptığını ve 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/2-g maddesi gereğince iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı sendikalı işçi olduğunu iddia etmiş, dosyaya toplu iş sözleşmeleri, protokoller ve sendika üyelik fişi getirtilmiş ise de, bilirkişi raporunda giydirilmiş ücretin tespitinde toplu iş sözleşmeleri ve protokollerin dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davacıya ait fesihten önceki son bir yıllık ücret bordroları getirtilerek toplu iş sözleşmeleri ve protokol hükümleri birlikte değerlendirilerek tazminata esas giydirilmiş ücretin belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuyla sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Davacı, dava dilekçesinde 13.3.2008 tarihine kadar çalıştığını iddia etmiştir. Dosya içindeki SGK hizmet cetveli dökümünden de davacının 13.3.2008 tarihine kadar çalıştığı anlaşılmıştır. Buna karşın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 31.3.2008 tarihine kadar çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davacının talebiyle hizmet döküm cetveli nazara alındığında, davacının çalışması 13.3.2008 tarihinde sona ermiştir. Davacının işçilik alacakları 13.3.2008 tarihine kadar çalıştığı kabul edilerek hesaplanmalıdır.
4- Davalı tarafından ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmasına rağmen mahkemece bu itiraz değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
5- Davacının ıslah dilekçesinde talep ettiği alacaklara dair faiz talebi olmamasına rağmen mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesiyle arttırılan alacak miktarlarına faiz yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 10.9.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy