(2821 S. K. m. 4)
Dava: Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 30.06.2010 tarihli yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Bakanlık tarafından yapılan yetki tespiti ile işyerinde Tek Gıda İş sendikasına çoğunluğu sağladığının bildirildiğini, oysa sendikanın çoğunluğu sağlayamadığını, ayrıca işyerinin hangi iş koluna girdiği konusunda tespit yapılmadığını, şirketin Ticaret Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkoluna, yada Bakanlığın takdir edeceği başka bir işkoluna girmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle öncelikle işkolu tespitinin yapılması gerektiğini belirterek, yetki tespit kararının iptaline, Tek Gıda-İş sendikasının işyerinde çoğunluğu sağlamadığının tespitine, işkolu tespiti yapılmamış olması sebebi ile yetki tespitinin bu nedenle iptaline ya da İşkolu tespitinin dava için ön mesele yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, idarece yapılan işlemlerin doğru olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde işyerinin 17 sıra numaralı Ticaret Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda yer alması gerektiği iddia edilmekte ise de işyeri ile ilgili tarafların bugüne kadar bir işkolu tespit başvurusunda bulunmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı sendika vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, işyerinde Lüleburgaz İş Mahkemesinin 2010/137 Talimat dosyası ile uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda işyerinin Gıda Sanayii iş koluna girdiğinin belirtildiğini, bu durumda davacı şirketin yaptığı iş itibariyle işyerinin Gıda Sanayii iş koluna girdiği belirterek ve İşyerinde çalışan 150 işçiden 103 ünün davalı sendikaya üye olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davaya konu işyerinin hangi işkoluna girdiği, davalı sendikanın işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olup olmadığı konularında uyuşmazlık vardır.
Dava dilekçesinden anlaşılacağı şekilde, davacının istekleri arasında yetki tespitin iptali ile birlikte, işyerlerinin İşkolları Tüzüğünün hangi sıra numarasına girdiğinin de belirlenmesi yer almaktadır. Bu halde uyuşmazlıkta 2821 sayılı Sendikalar Yasası'nın 4'üncü maddesi de söz konusu olmaktadır. Bu maddeye göre bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Resmi Gazetede yayınlanan tespit kararına karşı ilgililer 15 gün içerisinde iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede dava açabilirler. Olayda davacı işveren bu madde de ön görülen prosedüre uymayan dava açmıştır. Bu halde öncelikle bu işyerlerinin girdiği işkolunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurmak üzere davacıya mehil vermek ve bu tespit sonucu ön mesele yapılarak ve bunun sonucuna göre işin esasını çözüme kavuşturmak gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy