(2822 S. K. m. 12)
Dava: Davacı, gazetecilik işkolu istatistiğinin ve sendika yetkisinin iptaline ve işkolunda çalışan gerçek işçi ve davalı sendikaların üye sayı ve oranlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Resmi Gazetenin 17 Ocak 2006 tarih ve 26052 Sayılı nüshasında işkolu istatistiği yayınlanmıştır. Bu Ocak/2006 ayı işkolu istatistiğinin 27 sıra numaralı Gazetecilik iş kolunda çalışan toplam işçi sayısı 14.439, davalı Türkiye Gazeteciler Sendikasının üye sayısının 3.847 işkolu yüzdesinin %26,64, davalı Medya-Sen Sendikasının üye sayısı 370 yüzdesi de -%2,56 olarak tespit edilmiştir.
Davacılar, davalı Bakanlık tarafından yayınlanan Ocak/2006 ayı istatistiğinin 27 sıra numaralı Gazetecilik işkolunda çalışan işçi sayısıyla davalı sendikaların üye sayısının ve işkolu yüzdesinin güncel olmadığını ve gerçek durumu yansıtmadığını belirterek söz konusu işkolu istatistiğinin Gazetecilik işkoluyla ilgili kısmının iptaliyle anılan işkolunda çalışan işçi sayısı, davalı sendikaların gerçek üye sayıları ve oranlarının tespit edilmesini talep etmişlerdir.
Davalı Bakanlık istatistiğin doğru olduğunu savunarak itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı sendika, Ocak 2005 İstatistiğinin mahkeme kararıyla kesinleştiğini, ancak kesinleşen istatistikten sonraki işçi ve üye sayılarındaki değişmelerin incelenebileceğini, itirazın yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kesinleşen Temmuz 2005 istatistiğinin rakamları dikkate alınarak, 1.1.2006 - 30.6.2006 tarihleri arasında işkolu çalışan sayısında meydana gelen artış ve Türkiye gazeteciler sendikası tarafından Bakanlığa yapılan üyelik bildirimi istifalar ve mükerrer üyelikler dikkate alınarak Türkiye Gazeteciler sendikası üye sayısının belirlenip işkolunda barajı aştığı ve Bakanlık tarafından yayınlanan istatistiğin sonucunun doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar tarafından temyiz etmişlerdir.
Dava, 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev Ve Lokavt Kanununun 12. maddesi uyarıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan Ocak/2006 ayı istatistiğinin Gazetecilik işkolu kısmının iptali ile bu işkolunda çalışan gerçek işçi sayısının, işkolunda kurulu sendikaların üye sayılarının ve yüzdelerinin tespit talebine ilişkindir.
Mahkemece verilen 29.1.2009 tarihli ilk karar, dairemizin 26.5.2009 gün ve 2009/20575 E, ve 2009/14257 K. sayılı ilamı ile
2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 12. maddesine göre bir işkolunda çalışan işçilerin % 10'unun tespitinde kural olarak bir önceki istatistiğin nazara alınıp bu rakamlar esas alınarak davaya konu döneme ait işçi giriş çıkış bildirimleri toplam işçi sayısının, sendikaya üyelik bildirimlerinin bu sayıya eklenmesi, üyeliklerin sona ermesi halinden düşülmek suretiyle gerçek üye sayısının tespiti gerekir. Bunun içinde bir önceki istatistiğin Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla süresi içerisinde itiraz edilmeksizin veya itiraz edilmiş ise yargı sürecinden geçerek kesinleşmiş olması gerekir.
Somut olayda karara esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar Temmuz 2005 ayı istatistiğinin yargı edilmeksizin kesinleşmiş olduğu kabul edilerek davaya konu işkolundaki işçi ve üye sayılarının tespit edilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan bilgilerle Ankara İş Mahkemelerinde Dairemize temyiz incelemesi yapılmak üzere intikal eden dosyalardan Temmuz/2005 istatistiğinin 27 sıra numaralı Gazetecilik işkoluyla ilgili olarak itiraz davaların olduğu saptanmıştır. Bu itibarla öncelikle Ocak/2006 işkolu istatistiğinden önceki Bakanlık istatistiklerine yapılan itirazların araştırılıp kesinleşen istatistiklerin baz alınması gerekir iken bu konuda bir araştırma yapılmaması isabetsizdir. Ancak bundan sonra 2821 ve 2822 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlık kayıtları üzerinde, gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapmak ve sonucuna göre karar vermek gerekir. (Dairemizin 14.6.2001 tarih ve 2001/9350-10169, 9.7.1997 tarih ve 1997/12370-14286 Sayılı kararlarında olduğu gibi)
Yargı kararıyla kesinleşen Ocak/2005 istatistiği temel alınarak, asıl esas alınması gereken Temmuz/2005 dönemi istatistiğine dair itiraz olup olmadığı incelenmeksizin hazırlanan rapora göre hüküm kurulması hatalı... olduğu belirtilerek bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın, kesinleşen istatistikler esas (baz) alınarak sonraki dönemde davalı sendikaların üye sayılarındaki değişikliklerin tespit edilmesi böylelikle üye sayısı ve buna bağlı olarak işkolu yüzdesini belirlemesi gerekir iken (kesinleşen Temmuz/2005 dönemi sonrası 30.6.2005- 31.12.2005 arası dönemdeki üye ve çalışan sayısındaki değişiklikler dikkate alınması gerekir iken), 1.1.2006 - 30.6.2006 tarihleri arasında işkolu çalışan sayısında meydana gelen artış ile bu dönemdeki üyelik bildirimleri istifalar dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Kaldı ki bu döneme esas alınan rakamlar da dosya kapsamı itibariyle denetlenememektedir.
Bundan başka Ocak 2006 İstatistiklerinin İptali isteminin reddine dair Ankara 18. İş Mahkemesi'nin 16.3.2010 günlü, 2008/704 E, 2010/107 Sayılı kararı onanarak kesinleşmiş olup ve yine Ocak 2006 İstatistiklerinin iptali isteminin reddine dair Ankara 3. İş Mahkemesi, 25.11.2010 tarihli 762 E. 770 K. sayılı kararı onanarak kesinleşmiştir. Belirtilen kesinleşen mahkeme dosyaları görülmekte olan bu dava dosyası içine getirtilerek, bu dosya yönünden güçlü delil oluşturacağı hususları da gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 21.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy