(4857 S. K. m. 6, 18, 19, 20, 21, 29)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı Çukobirlik Genel Müdürlüğünün, davacının çalıştığı işyeri olan yağ fabrikasını diğer davalıya kiraya verileceğini neden göstererek belirterek davacı işçinin iş sözleşmesini feshettiğini, davacının sürekli işçi olduğunu, işyeri faal iken diğer davalı Serinler Gıda Ltd. Şirketine kiraya verildiğini, yapılan fesih işleminin haksız ve geçersiz olduğunu belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Çukobirlik Genel Müdürlüğü vekili, Birlik Yönetim Kurulunun davacı işçinin de mevsimlik personel olarak çalıştığı Merkez Yağ Fabrikasının faaliyetine 02/07/2010 tarihinde aldığı karar ile son verdiğini, fabrikanın mevcut tüm personellerinin 4857 sayılı yasanın 29. maddesi kapsamında toplu çıkış prosedürüne uygun şekilde 09/08/2010 tarihinde iş sözleşmelerinin feshedilmesine karar verildiğini, 06/07/2010 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Çalışma Müdürlüğüne, İş-Kur'a, yetkili Tek Gıda-İş Sendikasına ve işçinin kendisine iş sözleşmesinin 09/08/2010 tarihinde feshedileceğinin yazılı olarak bildirildiğini, 4857 sayılı İş Kanunun 29/6 maddesi gereği fesih bildirimlerinin, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğuracağını, bildirimin bölge müdürlüğüne 06/07/2010 tarihinde yapılması nedeniyle dava tarihinde henüz fesih bildiriminin hüküm doğurmadığını ve ortada bir fesih işleminin bulunmadığını, işe iade davasını iş sözleşmesi feshedilmiş olan işçilerin açabileceğini, Çukobirlik Genel Müdürlüğünün almış olduğu kararlarla sanayi alanından tamamen çekilerek kooperatifçilik alanında mütevazi boyutlarda faaliyet yürütme mücadelesi verdiğini, davacı konumundaki mevsimlik işçileri değil kadrolu personeli dahi istihdam etmekte zorlandığını, yağ fabrikasının fiilen Ocak 2010 tarihinde faaliyetinin durduğunu, gelinen bu aşamada davalının elindeki tek yağ fabrikasını da kiraya vermek zorunda kaldığını, feshin işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 06.07.2010 tarihli bildirimin tebliğ edilmediği, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, davacının mevsimlik işçi olduğunu belirtilmekte ise de SSK kayıtlarında fabrikanın normal çalıştığı, 2008'e kadar yılın tamamına yakın sürelerle sigortalı gösterildiği, işyeri yağ fabrikasının tüm müştemilatıyla birlikte dava dışı Serinler Gıda Tarım Teks. Kim. Mad. San. Ltd. Şirketine kiraya verildiği, kiraya verilmeden önce işyerinde 2010 yılı başlarına kadar faaliyetini sürdürdüğü, ücretli ve ücretsiz izin uygulamaları ile geçici olarak kısa dönemlerle üretime ara verildiği, işyerinin kapanmadığı, diğer devredilen şirket tarafından üretime devam edildiği, faal olduğu, iş yerinin kiraya verilmesi 4857 sayılı İş Kanununun 6. Maddesi gereği işyeri devri olduğu, 4857 sayılı İş Kanununun 6/5 Maddesinin Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemeyeceği ve devir işçi için haklı sebep oluşturamayacağı kuralına yer verdiği, bu madde uyarınca feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. Sadece fesih bildiriminin değil fesih sebeplerinin de yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrasında göre işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır ve 4. fıkrasına göre de Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. Bu madde emredici bir hükümdür ve madde gerekçesi dikkate alındığında, işyeri veya işyerinin bir bölümünün devri kavramının yorumunda 1977/187 sayılı yönerge, 19.06.1998 tarih ve 98/50 sayılı yönerge değişikliği ve Avrupa Adalet Divanının 11.03.1993 tarihli Ayşe Süzen davasına ilişkin kararında belirtilen kıstasların dikkate alınması gerekir. Yönerge ve karar esas alındığında devir, bir ekonomik bütünlüğü olan işletme veya işyeri ya da işyerinin bir kısmının kendi kimliğini koruyarak devrini ifade eder. Bütünlük ise, ekonomik bir faaliyetin icrası ve her birisi için ayrı ayrı belirlenmiş amaçlar doğrultusunda organize edilmiş insan ve eşyalardan oluşan bir bütünlük olarak algılanmalıdır. Ekonomik bütünlük, mal veya hizmet yönetimine teknik amacın izlendiği fonksiyon görebilen bir organizasyon bütünlüğüdür.
Dosya içeriğine göre davacı işçi davalı Çukobirlik Yağ Fabrikası işyerinde çalışmaktadır. Davalı kooperatif hammadde bulunmaması nedeni ile Ocak 2009 ayında mevsimlik işçilerin iş sözleşmelerini askıya almış, diğer işçileri ise 4 ay süre ile ücretsiz izne göndermiş ve ücretsiz izin uygulamasının 4 ay süre ile uzatılmasına Mayıs 2009 ayında karar verilmiştir. Davacı ve diğer işçiler ücretsiz izinde iken Yağ Fabrikası davalı Çukobirlik tarafından 02.07.2009 tarihli kira sözleşmesi ile diğer davalı Serinler Gıda Tarım Teks. Kim. Mad. San. Ltd. Şirketine 3 yıl süre ile kiralanmıştır. Kira sözleşmesinde fabrikanın müştemilatı ile kiraya verildiği, kiracı tarafından Çiğit, Soya, Ayçiçeği, Kanola, Hardal, Keten tohumu vb. yağlı tohumların işlenmesinde, alınıp satılmasında ve depolanmasında kullanılacak olup, fabrikanın teknik yapısına uymayan her hangi bir yağlı tohum kesinlikle işlenmeyeceği, kiracının, kiralayana ait işletmede çalıştırdığı personellerine karşı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu ve sair mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getireceği hükümlerine yer verilmiştir. Davacının iş sözleşmesi bu kiralama sözleşmesinden sonra davalı Çukobirlik tarafından Merkez Yağ Fabrikasının tüm müştemilatı ile birlikte 02.07.2010 tarihli sözleşme ile 3 yıllığına 3. Bir kişiye verilerek faaliyetine son verildiği gerekçesi ile yağ fabrikasında bulunan tüm personelle birlikte 09.08.2010 tarihi itibari ile feshedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalılardan Çukobirlik Genel Müdürlüğü Yağ Fabrikasında hammadde yokluğu nedeni ile üretim faaliyetini durdurmuş, mevsimlik işçilerin iş sözleşmelerini askıya almış, onarım işinde çalışan birkaç işçi dışında diğer işçilere ise ücretsiz izin vermiştir. Davalı kooperatif fesih bildiriminde üretim durmasına değil, Yağ Fabrikasının diğer davalı şirkete müştemilatı ile kiralanmasına dayanmıştır. Davalı ve dava dışı şirket arasındaki kira sözleşmesi incelendiğinde, Yağ Fabrikasının diğer davalı şirketçe Çiğit, Soya, Ayçiçeği, Kanola, Hardal, Keten tohumu vb. yağlı tohumların işlenmesi amacı ile faaliyette bulunmak üzere kiralandığı görülmektedir. Davalı ile devralan şirket arasındaki kira sözleşmesi bir hukuki işlem olup, İş Kanunu'nun 6. maddesi anlamında devirdir. Yağ Fabrikasının ekonomik bütünlük olarak devredildiği sabittir. Sözleşmede işçilerle ilgili düzenlemeye yer verilmemesi, işyerinin müştemilatı ile devredilmesi, işyerinin devrini ve işçilerin devredene geçmesini engellemez. Zira Yağ Fabrikasının devralan şirketçe faaliyetine devam edileceği açıktır. Faaliyetin devamı içinde mutlaka iş gücüne ihtiyaç olacaktır. Devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği açıktır. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra devreden davalı Çukobirlik tarafından feshedilmiştir. Oysa açıklandığı gibi fesihten önce yapılan devirle davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile devralan davalı Serinler Gıda şirketine geçmiştir. Devralan davalı Serinler Gıda şirketi tarafından ise gerçekleştirilen yazılı bir fesih işlemi bulunmamaktadır. Salt devir iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden teşkil etmez. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra feshedildiğinden ve işyeri artık devralan şirketin işyeri olduğundan, davacının devralan işveren olan davalı Serinler Gıda şirket işyerine işe iadesine karar verilmesi, devirden sonra fesheden ve dava açılmasına neden olan diğer davalı Çukobirlik Genel Müdürlüğünün ise İş Kanunu'nun 6/5 maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden devralan işverenle birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.
Mahkemece gerekçede belirtildiği halde, fesih tarihinde devir nedeni ile davacının işvereni olan devralan dava dışı Serinler Gıda Tarım Teks. Kim. Mad. San. Ltd. şirketi'ne dava dilekçesi tebliğ edilmeli, adı geçen şirketin savunması alınmalı, delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu usulü işlemler tamamlanmadan devreden davalı işveren yönünden feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy