(2004 S. K. m. 67) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. Ocak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının davacı kooperatifte üye ve önceki dönem yönetim kurulunda yer aldığını, kooperatifte her üyenin sorumlulukları bulunduğunu, sorumluluklarından kurtulmak için üyelikten vazgeçilemeyeceğini, davalının noter kanalıyla istifa ettiğini, davalının istifasının kabul edilmediğini, davalı borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatifçe yapılan ve kendilerine çıkarılan borcu kabul etmediklerini, hasar özetinin ve evrakın gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, İş Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davalı borçlunun davacı kooperatifin genel kurulda alınan ve iptale uğramayan aidat, sigorta, akaryakıt gibi araç giderlerinden dolayı takip tarihi olan 30.05.2006 tarihi itibariyle 2.659,07 TL alacaklı olduğu, alacak kalemleriyle ilgili uygulanacak faiz kararı bulunmadığından yasal faiz uygulanması gerektiği düşünülerek davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine dair olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda, asliye hukuk mahkemesi ara karan ile "iş mahkemesi sıfatıyla" baktığını belirterek davaya bakmaya devam eder.
İşçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halinde iş mahkemesine açılan davada, dava dilekçesinin görev sebebiyle reddi ve davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırı olacaktır.
5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Somut olayda, davacı kooperatif, davalı ise kooperatif üyesi ve eski yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıdığına göre taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Davanın genel hükümlere göre görülmesi gerekirken İş Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy