(2821 S. K. m. 61) (2822 S. K. m. 2, 16) (818 S. K. m. 101)
Dava: Davacı, 2000 TL aidat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A- Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının sendika adına kestiği aidatları ödemediği gibi, sendika tarafından gönderilen 02.07.2001 ve 20.01.2006 tarihli ihtarnamelere rağmen de ödemediğini belirterek 2000 TL aidat alacağının, ait oldukları (kesildikleri) aylardan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsilini istemiştir.
B- Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, belediyenin ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu ve borçlarını mali imkanları çerçevesinde ödemeye çalıştığını, aidat alacaklarına bankalarca işletme uygulanan en yüksek faizin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu kanunda böyle bir faiz öngörülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne 27.714,71 TL aidat alacağının bilirkişi raporundaki tabloda temerrüt tarihi olarak gösterilen tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
D- Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E- Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 2821 Sendikalar Kanunu'nun 61 inci maddesi uyarınca açılan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık sendika üyelik aidatı alacağına işletilecek faiz türü ve faiz başlangıç tarihi noktalarında toplanmaktadır.
Sendikalar Kanunu'nun 61 inci maddesinin 1. fıkrasında: İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur. aynı maddenin 2. fıkrasında ise, Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır denilmektedir.
O halde; 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1 inci maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
B.K.'nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 101 inci maddesinin 1. fıkrasında Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. İkinci fıkrasında ise Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamıyla borçlu mütemerrit olur. hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmelidir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve varsa ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Somut olayda davacı sendikayla davalı işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede sendika adına yatırılacağı düzenlenmiştir. Ancak Sendika tarafından üyesi olan işçilerin listesinin, üyelik aidatı miktarının ve banka hesap numarasının davalı işverene gönderilmediği anlaşılmaktadır. Sendika tarafından TİS dönemlerinde işverene gönderilen, sadece banka hesap numaralarının bildirilmesine dair yazılar, sendika üyesi işçilerin listesi ve aidat miktarını belirtilmediğinden usulüne uygun bildirim olarak kabul edilemeyeceği için Toplu İş Sözleşmesinde belirtilen ödeme tarihine göre faiz isteminde bulunulamaz.
Bundan başka 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/2 nci fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
O halde, sendika tarafından işverene gönderilen 20.01.2006 tarihli ihtarname dönemi kapsamında kalan alacaklar için temerrüt tarihinden itibaren, temerrüt olmayan dönem için ise dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslahtan itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy