MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin 15.01.2004-06.04.2009 tarihleri arasında davalı belediye başkanlığının su işleri bölümünde çalıştığını, müvekkilinin her ne kadar davalı belediye bünyesinde çalışmış ise de çalışmalarının kuruma farklı firmalar üzerinden gösterildiğini, bunun nedeninin ise davalı belediye ile yapılan ihaleler neticesinde ihaleyi alan ve bu ihale üzerine anlaşma yapılan taşeron firmalar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin davalı belediye işyerinde çalıştığı dönemde çalışmalarının ihaleyi alan firmalarda gerçekleştiğini, müvekkilinin yaptığı işin gereği olarak bu işin taşeron firmalara ihale edilmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, bu nedenle davalı belediye ile taşeron firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davalı belediyenin de asıl işveren olması nedeni ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken iş akdinin hiçbir yasal dayanağı olmadan haksız olarak fesih edildiğini, davalı işyerinde sürekli fazla mesai yaparak çalışan müvekkilinin bu alacakları ödenmediği gibi hak ettiği yıllık ücretli izin haklarının da kullandırılmadığını, müvekkilinin davalı işyerinde aldığı son ücretin asgari ücret olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belediye olarak davanın tarafı olmadıklarını, davacının gerçek işverenlerinin davaya dâhil edilmesi gerektiğini, davacının iş akdinin iddia edilenin aksine kendi isteği ile işten ayrılmak sureti ile gerçekleştiğini, davalı belediyenin resmi bir kurum olup mesai saatlerine uyulduğu gibi, dini ve resmi bayramlarda çalışmanın yapılmadığını, şayet davalı işyerinde böyle bir çalışma yapılmış ise karşılıklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında davacının tespit edilen hizmet süresinin başlangıç tarihi hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı; 15.01.2004 tarihinde çalışmaya başladığını iddia etmiştir. Davalı davacının 15.01.2005 tarihinde taşeron firmalara bağlı olarak çalışmaya başladığını savunmuştur. Mahkemece davacının 15.04.2004 tarihinden itibaren davalı nezdinde çalışmaya başladığı kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre ise davacının 15.01.2004-06.04.2009 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Hüküm gerekçesinde bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu; kıdem ve ihbar tazminatlarına bilirkişi raporunda belirtilen miktarda hak kazandığı yazılı ise de yukarıda belirtildiği şekilde davacının işe girişini 15.01.2004 tarihi olarak kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy