MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkili davacının davalı işyerinde 20.04.2004-10.01.2011 tarihleri arasında 1.000 TL ücret karşılığında ... şoförü olarak çalıştığını, davacının 10.01.2011 tarihinde işten çıkarıldığını, işe alınmadığını, davacının durumun tespiti için noter ihtarı gönderdiğini, davalı şirketin 13.01.2011 tarihinde davacının devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğine dair noter ihtarı gönderdiğini, devamsızlığın söz konusu olmadığını, her gün fazla mesai yaptığını, milli ve dini bayramlarda, hafta sonlarında çalıştığını fakat ücretinin ödenmediğini, yıllık izin kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, fazla çalışma alacağı, hafta sonu tatil alacağı, genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının işverenin izni ve bilgisi dışında 10, 11, 12.01.2011 tarihlerinde işe gelmediğini, bu durumun tutanakla tespit edildiğini ve davacıya noter ihtarı gönderilerek iş akdinin İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının 10.01.2011 tarihinde gönderdiği noter ihtarı ile hakarete uğrayarak işten çıkarıldığını iddia ettiğini, bu ihtarnameyi kabul etmediklerini, davacının son ücretinin 954,68 TL olduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, tüm yıllık izinlerini kullandığını, fazla çalışma yapılmış ise karşılığının ödendiğini, davacının hafta tatili kullandığını, genel tatillerde de çalışılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının tespit edilen hizmet süresinin sona eriş tarihi hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı dava dilekçesinde 20.04.2004-10.01.2008 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Davadan önce davalı şirkete gönderdiği ihtarnamesinde de iş akdinin 10.01.2008 tarihinde haksız olarak feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise davacının 10 Ocak 2008 günü ve sonrasında işe gelmediğini savunmaktadır. Tüm dosya kapsamından iş ilişkisinin fiilen 10.01.2008 tarihinde sona erdirildiği tartışmasızdır.
Mahkemece kurulan hükmün gerekçe kısmında davacının hizmet süresinin 21.04.2004-10.01.2008 tarihleri arası olduğu yazılıdır. Hüküm fıkrasında tespit edilen alacaklar ise hükme dayanak kılınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiş olup; bilirkişi, davacının çalışma süresinin hizmet cetveli dökümüne ve davacıya gönderilen ihbarnameye göre belirlendiğini açıklamıştır.
Mahkemece gerekçe kısmında davacının çalışma süresinin 21.04.2004-10.01.2008 tarihleri arası olduğu doğru olarak belirlenmiş iken hüküm kısmında 21.04.2004-17.01.2008 tarihleri arasında hizmet süresi olduğuna itibarla hazırlanan bilirkişi raporundaki miktarlara hükmedilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı dava ve ıslah dilekçelerinde talep ettiği tüm alacak kalemleri için bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesini talep etmiştir. İhbar tazminatı ve yıllık izin alacakları için yasada uygulanacak özel bir faiz türü gösterilmediğinden bu alacak için yasal faize hükmedilmesi gerekmekte ise de davacının bu alacak kalemi için bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesini talep etmesi karşısında, taleple bağlı kalınarak dava ve ıslah tarihlerinden ayrı ayrı yasal faizi aşmamak üzere bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken HMK’nın 26. maddesinde belirtilen talep ile bağlılık kuralı aşılarak doğrudan yasal faize hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ÖZ
Full & Egal Universal Law Academy