MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ipoteğin ve takip konusu senedin iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili;davacı ...'nin davalı şirkete işçi olarak girdiğini, davalı şirketin satışlardan oluşacak zararlar için davacı ...'den boş senet aldığını ve daha sonra bu senedi nakden para vermiş gibi 50.000,00.-TL.miktarda doldurduğunu, davalının bu senedi iş kurmak için kendisinden borç alınmış olarak gösterdiğini fakat iş kurmak istese borç para değil davalıdan satmak için plastik bidon alacağını ve zaten davacı ...'nin davalı şirkette plastik bidon satış müdürü olarak çalıştığını, davalının ticari defter kayıtlarında da böyle bir alacak kaydı görülmediğini, davalının daha sonra davacı ...'a evini ipotek vermemesi halinde davacı ...'yi işten atacağı tehdidi ile davacının evini 08.04.2005 tarihinde ipotek aldığını ve böylece davacı ...'den alınan 50.000,00.-TL. lik senedin ipoteğinin de alınmış olduğunu, davacı ...'nin ipotek tarihinde davalıdan mal almadığı ve kendi işini o tarihlerde açmadığı için mal almasının da mümkün olmadığını çünkü o tarihlerde davalı şirkette işçi olarak çalıştığını, ipotek akdinin B.Y. 20. maddeye göre butlanla malul olduğu, taraflar arasında senetle ve ipotek işlemi nedeni ile yapılan borçlanmanın mutlak butlanla malul olması nedeni ile ipoteğin ve takip konusu senedin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacıların ikisinin tek bir davada davacı olamayacağını, davacı ...'nin şirket aleyhine İş Mahkemeleri'nde alacak davası açtığını, işin aslının, davacı ... ile davalı şirket yetkilisinin çocukluktan beri arkadaş oldukları, davacı ...'nin işlerinin bozulması üzerine davalı şirketin davacı ...'ye borç para verdiğini ve bunun karşılığında davacı ...'den 09.02.2006 tarihli 50.000,00.-TL. lik senet verdiğini ve bu senedin 2. İcra Müdürlüğü'nde işleme konulduğunu fakat tahsil edilemediğini, davalı şirketin plastik bidon imali yapmayıp plastik hammaddesi sattığını, davacı ...'nin işlerinin bozulması üzerine davalı şirkette emekli olmak için SSK. kaydı yapılmasını istediğini ve bu arada davalı şirket adına plastik bidon işi yapmayı fakat bu işten doğacak tüm vergilerin kendisi tarafından ödenmesini, bu suretle kendisinin de şirketinde kazanması teklifinde bulunduğunu, davalının alacağını almak için teklifi kabul ettiğini fakat, bidon satım işi şirketin faaliyet konusuna yabancı olduğundan firmalarının zarara uğramaması için davacı ...'ın evini davalı şirkete teminat olarak verdiğini, davalı şirketin zararları halen devam ettiğinden ipoteği kaldırmadıklarını savunarak davanın reddi ile %40 tazminat talep etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
Davacılar takibe konu senedin ve ipoteğin taraflar arasında ticari ilişki veya hasar adı altında muteber hiçbir borç ilişkisi olmaması nedeniyle ipoteğin takip dayanağı senedin iptaline, hiçbir borcun olmadığının tespitine, %40 haksız takip tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişler,Davalı ise, senedin ve ipoteğin herhangi bir zarara uğramamak için ticari ilişkinin teminatı olarak alındığını ve şirketin davacı işçinin sebebiyet verdiği zararları halen tahsil edemediğini, zararın da halen devam ettiğini savunmuştur.Davalının savunmasının temel dayanağı davacı ... ile aralarındaki ilişkinin ticari olduğu iddiası, taraflar arasında görülüp bitirilen ve kesinleşen hizmet tespiti kararı karşısında yerinde değildir. Ayrıca davalının diğer bir savunması olan, oluşan ve dava tarihinde devam ettiği iddia edilen zararın ne olduğu, neyden kaynaklandığı ve ne kadar olduğu konusunda somut hiçbir savunma getirilmediği gibi bu konuda herhangi bir ispat da yoktur. Davalının savunmaları kesin yargı kararı karşısında çelişkili olup, dayanaksızdır. Sabit ücretle çalışan bir işçiye 50.000,00 TL borç verilmesi de hayatın olağan akışına aykırı olup, karar gerekçesinde belirtilen ticari defterlerin kapanış tasdikinin olmadığı, muavin kayıtların ise davalı şirket tarafından her zaman düzenlenebileceği gerçeği gözönüne alındığında ve zarar da ispatlanamadığından, senedin teminat senedi olduğu ve ipoteğin de dayanaksız olduğu kabul edilerek davanın kabulü yerine, yerinde olmayan gerekçeyle reddi hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy