MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve milli bayram ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davalıya ait işyerinde 16.09.1996 tarihinde çalışmaya başlayan davacının, son 6 ay ücretlerinin ve fazla çalışma karşılıklarının ödenmemesi, hafta tatili ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle 10.02.2009 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, finans müdürü olarak aylık net 1.500 TL ücret alan davacının, haftanın 7 günü 09.00-20.00 veya 21.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, bayram çalışma ve izin ücret alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı şirket iflas idare memuru duruşmada, dava ve ıslah dilekçesini kabul etmediklerini, ayrıntılı beyanda bulunacaklarını, ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, iflas kararının kesinleşmesini beklediklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 09.02.2011 havale tarihli dilekçe ile, davayı kabul etmediklerini, yargılama iflas öncesi başladığından ve iflastan sonra da iflas idaresine sadece ıslah dilekçesi tebliğ edildiğinden dava dilekçesi ve deliller iflas idaresine tebliğ edilmediğinden gıyaplarında yapılan iş ve işlemleri kabul etmediklerini, talep edilen alacak haklarının zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun yanlı hazırlandığını, müflis kayıtlarına ulaşılamadığından bu konuda ayrıntılı itirazlarını yapamadıklarını, ancak uzun yıllar çalışan bir işçinin bu kadar fazla mesai yaptığı veya hiç hafta sonu tatili yapmadığı, yıllık izin kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira 13 yıllık çalışmanın kesintisiz şekilde yürüdüğünü kabul eden bilirkişinin hakkaniyet indirimini bile olayda uygulamadığını, davacının davasının kayıt kabul davasına dönüştüğünü, faiz talepleri ve hesaplamasının müflis şirketin iflas ettiği tarihe kadar yürütülmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin kayıt kabul davası hükümlerine göre yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti.
Mahkemece, dosyadaki bilgi, belge ve tanık anlatımlarının birlikte değerlendirilmesinde, hizmet akdinin, aylık ücret ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, hafta tatili bayram tatili ve yıllık izinlerin kullandırılmadığı gerekçesi ile davacı yanca 10.02.2009 tarihi itibariyle tek taraflı ve bildirimsiz olarak feshedildiğinin saptandığı, fesih
konusunda davalı yanca farklı bir iddia ve anlatımda bulunulmadığı, fesih gerekçesine göre aylık ücret, hafta tatili ve bayram tatili günlerindeki çalışmalar karşılığı ücretlerin ödendiğine ilişkin yazılı bir belge ibraz edilmediği, 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesinde, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilip ödenmemesinin, işçi açısından haklı fesih nedeni olarak sayıldığı, ücretlerin ödendiğini kanıtlama yükünün davalı işverene ait olduğu ve bu konuda imzalı ücret bordrosu, makbuz, dekont vs. yazılı bir belge ibraz edilmediği, bu nedenle hizmet akdinin haklı nedenle feshedildiği sonucuna varıldığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya içeriğinden davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.10.1996-10.02.2009 tarihleri arasında 12 yıl 4 ay 9 gün hizmetinin bulunduğunun saptandığı, bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2010 tarihli rapordaki hesaplama yönteminin mahkemece de benimsendiği, süresi geçirildikten sonra yapılan zamanaşımı itirazına davacı vekili tarafından açıkça karşı çıkılması nedeniyle itirazın incelenmediği, netice itibariyle net 27.762,10 TL kıdem tazminatı, net 23.692,82 TL fazla mesai alacağı, net 12.692,58 TL hafta tatili alacağı, net 670,79 TL ulusal bayram genel tatil alacağı ve net 11.516,06 TL yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır..
D)Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, dava dilekçesinde son 5 yıllık iznini kullanmadığını açıklayarak, izin ücreti alacağı talep etmiştir.
Yerel mahkemece toplam hizmet süresi üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla talep aşılarak hüküm kurulması ve hüküm fıkrasında yıllık izin ücreti alacağı için yasal faiz uygulanması gerekirken en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-
Full & Egal Universal Law Academy