MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde 15.06.1990 tarihinde satış ve pazarlama memuru işçi olarak işe başladığını ve 1999 yılında satış ve pazarlama şefi olarak işe devam ettiğini ve 09.04.2010 tarihine kadarda davalı şirkette çalıştığını, davacının davalı işyerinin özelleştirilme tarihi olan 1996 yılından işten ayrıldığı tarihe kadar sürekli fazla mesai yaptığını, işi gereği sürekli sabah 08.00 akşam 21.00-22.00'ye kadar çalıştığını, bu fazla mesai gereği bir ücret ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000.00 TL fazla mesai ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davacının talep tarihinden geriye doğru 5 yıldan daha eski çalışmalarına ilişkin talebinin zamanaşımına uğradığını ve reddi gerektiğini davacının satış şefi olarak çalıştığını, görevinin bayilerle şirket arasındaki ilişkiyi düzenlemek olduğunu satış işlemini ise o birimdeki diğer görevlilerin yaptığını,davacının iddia ettiği gibi her akşam 21:00-22:00'e kadar mesai yapmasının mümkün olmadığını, zira o saatte çimento satın alacak müşteriyi bulmanın dahi mümkün olmadığını,resmi mesainin sona erdiği saat 17:00'den sonra bankalara para yatırmak mümkün olmadığından fazla mesainin de söz konusu olmayacağını,fabrikada gece çalışılan kısmın paketleme servisi olduğunu,davacının 09.04.2010 tarihinde emekli olduğunu ve İbraname imzaladığını,davacının yapmış olsa dahi günde 2 saatlik fazla çalışmasının 2006 yılında yapılan iş sözleşmesi gereği zaten aldığı ücretin içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
Mahkeme kararları Anayasa'nın 141.maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır.
Bu zorunluluk hem HUMK.da hem de 6100 sayılı HMK da vurgulanmıştır. Mahkeme karar gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarını belirtip, irdeleyip hangisine üstünlük tanıdığını açıklayarak hüküm kurmak zorundadır.Davalı vekili dava dilekçesinin tebliği üzerine cevaplarını ve delillerini sunmuş, tüm duruşmalara katılmış, diyeceklerini bildirdiği halde, mahkemenin karar gerekçesinde "davalı duruşmalara katılmadığı gibi kendisini bir vekil vasıtasıyla da temsil ettirmemiştir."
şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de bu açıklama dosya içeriğine ve karar başlığına aykırıdır.Bu durum karşısında mahkemenin davalı savunmasını değerlendirmediği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak; tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirmeyen, dosya içeriğine uygun olmayan saptamalar içeren kararın, sair yönler incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy