MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ile ikramiye ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının iş akdini ikramiyelerinin ödenmemesi gerekçesi haklı nedenle feshettiğini, davacının son aylık brüt ücretinin 2.456,86 TL olduğunu, davacının kıdem tazminatı ile son beş yıllık ikramiye ve kullanılmayan son beş yıllık izin ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ikramiye alacağı, yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 14 yıldır işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesi gereği her gün 4 saat olmak üzere haftada 20 saat çalışması gerekirken sadece Salı-Perşembe günleri işe geldiğini, bu nedenle 14 yıldır davacıya sadece maaş ödendiğini, davacının yıllardır bu uygulama ile çalıştığını, davacının senelik izne çıkarak izin sonrasında işine dönmediğini, bu nedenle 30-31.07.2007 tarihlerinde devamsızlık tutanağı tuttuklarını, davacının devamsızlığı nedeniyle işten ayrıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında davacının ikramiye alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Davacı işçi vekili ihtarında ve dava dilekçesinde davalı tarafla yapılan sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken ikramiyenin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı işveren vekili ise sözleşmede kararlaştırılmış olsa dahi davacının fiilen 5 gün yerine 2 gün süre ile gelip çalıştığını, davacıya çalışma süresi boyunca ikramiye ödemesinin yapılmadığını, bu şekilde bir uygulama olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; davacıya hiç ikramiye ödenmemesi ve davacı işçinin toplu iş sözleşmesi kapsamında kalmadığı gerekçeleri ile davacının ikramiye alacağı talebi reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki 24.12.2004 tarihli hizmet sözleşmesinin 13. maddesinde işyeri hekiminin işyerinde çalışanların yararlanacağı ikramiyelerden yararlanacağı yazılıdır. Dosya içinde mevcut davalı şirket ile ... İşçileri Sendikası arasında bağıtlanan 01.03.2006 ile 31.12.2008 tarihleri arasını kapsayan TİS incelendiğinde; sözleşmenin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde bu sözleşmenin davalıya ait işyerlerine bağlı dinlenme, çocuk emzirme, yatakhane, yemekhane, yıkanma, muayene, bakım, bedeni ve mesleki eğitim yerlerinde çalışan ...' e üye işçileri kapsadığı, mühendisler, bölüm şefleri, 4 yıllık üniversite mezunları, satın alma memuru, santral memuru, veznedar, stok kontrol şefi, personel ve idari işler sorumlusunun kapsam dışı olduğu, sözleşmenin “Yararlanma” başlıklı 3. maddesinde ise; bu sözleşmeden kapsam içi işçilerden ... üyesi olanların yararlanacağı hüküm altına alınmıştır. Sözleşmenin bu maddeleri gereği davacı işyeri hekimi olarak sözleşme kapsamında olmadığı gibi dosya içinde davacının ... Sendika üyesi olduğunu gösteren bir belge de yoktur. “Sözleşme serbestisi” ilkesi gereğince taraflar arasında ikramiye alacağından davacının yararlanması kararlaştırılabilir. Taraflar arasındaki akde göre davacı işçinin ikramiye alacağı işçilere nispetle belirlenmiştir. Davacı işçinin TİS kapsamında olmaması ve ikramiye alacağının TİS’e göre belirlenmesi ayrı ayrı hukuki olgulardır. Bu nedenle davacının TİS kapsamı dışında olduğu ve bu nedenle ikramiye alacağı olmadığına ilişkin gerekçe hukuki dayanaktan yoksundur.
Davalı tanığı Yurdakul’un beyanlarına göre de davacıya bir kez ikramiye ödemesi yapıldığı fakat bir daha yapılmadığı açıktır. Bu tanığın yaptığı iş ve TİS’nin kapsam maddesi dikkate alındığında bu kişinin kapsam dışında olduğu ve yılda bir kez ikramiye aldığı bellidir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesi ve tanık beyanı dikkate alınarak davacının yılda bir kez bir aylık ücreti tutarında ikramiye alacağı olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy