MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 4.İŞ)
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacağı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, Ekim ayı ücreti ile şeker bayramı yevmiyesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait fırın iş yerlerinde 1999 yılı Mayıs ayından itibaren hamurkar ve pişirici olarak çalışmakta iken 11/10/2008 tarihinde iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin, son ay ücreti, ulusal bayram ve genel tatil alacağı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, ileri sürülen çalışma süresinin doğru olmadığını, iş akdini davacının fesh ettiğini, işi bırakıp gittiğini, izinleri kullandığını, fazla mesai ücretinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Ticaret Sicil gazetesi ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının ...'a ait değişik işyerlerinde çalışmış olduğu, iş akdinin feshi ile ilgili olarak davacının işyerinden ayrıldığına dair davalı tarafça ibraz edilmiş olan herhangi bir tutanak yada kayıt olmayıp, davacıya bu yönde çekilmiş bir ihtar da bulunmadığından davacının iş akdinin davalı işverence fesh edilmiş olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda fazla mesai alacak kaleminden hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda; davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının iş yerinde haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilip davalının öne sürdüğü zamanaşımı def'i de dikkate alınarak toplam 10.348,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı olduğu belirlenmiştir.
Mahkeme gerekçesinde bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtilmiş ise de kararın hüküm kısmında 10.029,54 TL fazla çalışma alacağına hükmedilmiş olup, bu durumda gerekçede de belirtilen hakkaniyet indiriminin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, kararın gerekçesinde belirtildiği halde hüküm kısmında fazla çalışma alacağından hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy