MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, emekli yol harcırahı alacağı ile bakiye sandık emekli yardımı ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.03.1997-31.08.2009 tarihleri arasında çalıştığını, emekli olmasından sonra Kilis’e yerleştiğini, davalı tarafından 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren harcırah yönergesinde emekli olan personele harcırah ödenmesi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile müvekkiline emekli yol harcırahının eksik ödendiğini, 06.03.1998 tarihli Yönetim Kurulu kararı gerekçe gösterilerek eksik ödenen emekli yardımına ilişkin taleplerinin reddedildiğini, yönetmelikte yapılan değişiklikler ile müvekkilinin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılamayacağını, müvekkilinin 21.06.1991-31.01.1993 tarihleri arasında davalı bünyesinde bulunan ... AŞ deki çalışmaları sırasında kesilen aidatların yönetmeliğe göre hesaplamaya dâhil edilmemesi nedeni ile emekli yardımının eksik ödendiğini iddia ederek emekli yol harcırahı ve sandık emekli yardımı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile alacakların iş hukukundan kaynaklanmadığından davanın idari yargıda açılması gerektiğini, personel ve idari işler yönetmeliğinin 65. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren harcırah yönergesi birlikte değerlendirildiğinde emekliye ayrılıp ikametini değiştirene personeli yolluk ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının ... Yayın AŞ personeli olarak çalıştığı dönemde sandık üyesi olmadığından bu dönemde ödediği aidatların üyelik aidatı olmadığını, bu nedenle bu dönemde ödediği aidatların emeklilik yardımı hesabına dâhil edilmeyerek aynen iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalı temyizi açısından yapılan incelemede;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hâkime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete ’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkâr) tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Temyize konu edilen miktar 739.08 TL olup, hüküm tarihi itibarıyla 1.540 TL'lik kesinlik sınırı içinde bulunduğundan davalının temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece verilen karar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2, 432/4. maddelerine uygun olduğundan bu karara yönelik temyiz isteminin reddine,
2- Davacı temyizi açısından yapılan incelemede;
Taraflar arasında davacının emekli yol harcırahı alacağına hak kazanıp kazanamadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Davacı vekili müvekkilinin emekli olarak iş akdini sona erdirdiğini, müvekkilinin çalıştığı yerden emekli olarak yaşayacağı yere giderken yol harcırahı verilmesi gerekirken bunun verilmediğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise davacının emekli olduğu tarih itibariyle emeklilik yol harcırahının Yönetim Kurulu kararı ile kaldırıldığını, davacının talebinin haksız olduğunu savunmuştur.
Davacı işçinin çalıştığı süre içerisinde yolluk bakımından "İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Personel Harcırah İç Yönetmeliğine" tabi olduğu, 31.12.2008 tarihine kadar emekli olanlara davalı işveren tarafından adı geçen yönetmeliğe göre ödeme yaptığı, davalı tarafın 01.01.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararını gerekçe göstererek tüm çalışanların iç yönetmelikten doğan emekli yol harcırahı hakkını ortadan kaldırdığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık; işverenin tek taraflı tasarrufu ile işçi aleyhine bu şekilde bir değişiklik yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı işçi lehine kazanılmış hak teşkil eden emekli yol harcırahının Yönetim Kurulu kararı ile de olsa tek taraflı olarak işçi aleyhine değiştirilmesi mümkün değildir. Ayrıca davacı işçinin emekli olduğunda tabi olduğu ve halen davalı işverenlikte geçerli olan 01.01.2009 yürürlük tarihli "İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Personel ve İdari İşler Yönetmeliği'nin" 90/Geçici 1. maddesi "Bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte Sandıkta çalışmakta olan personelin kazanılmış hakları saklıdır." hükmünü amirdir. İlgili yönetmelikle de işçilerin kazanılmış hakları korunmuştur. Davalı işverenin bu yönetmeliğin sonucu olarak Yönetim Kurulu kararı ile kazanılmış hakkı ortadan kaldırmasının mümkün olmadığı gözetilmeden davacının alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy