MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 4. İŞ )
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, bakiye ücreti ve icra takibine yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı şirket aleyhine % 40'tan aşağı olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait iş yerinde sorumlu yönetici olarak sözleşmeye göre net 1.400,00 TL ücretle çalışırken ücretlerinin eksik ödenmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini, alacakları için yapıtığı icra takibine davalı tarafça itiraz edilip takibin durduğunu, ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, bakiye ücret alacağı ve %40 dan aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirket ile davacı arasında farklı amaçlar için farklı tarihlerde üç adet yazılı iş sözleşmesi imzalandığını, davacının fesih gerekçesini dayandırdığı ücret miktarının belirtildiği sözleşmenin Gıda Mühendisleri Odasından sorumlu yönetici belgesi alma zorunluluğu doğması üzerine imzalandığını, Gıda Mühendisleri Odasının ücretin her yıl belirlenen bir rakamın altında olamayacağını şart koşması nedeniyle 2008 yılı için Odanın belirlediği 1.400,00 TL net ücreti sözleşmeye yazmak zorunda kaldıklarını, bu ücretin davacının gerçek ücreti olmadığını, bu sözleşmenin iki tarafın rızasıyla imzalanan muvazaalı bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin belirli süreli olduğunu ve davacının bu sözleşmeye dayanarak kıdem tazminatı isteyemeyeceğini, ayrıca davacının feshe ilişkin ücretin eksik ödenmesi nedeniyle iş akdini feshettiğini belirten bir yazılı bildirim yapmadığını, davacının aldığı ücretlere hiçbir zaman bir itiraz yada ihtirazi kayıtta bulunmadığını ancak işten ayrıldıktan sonra taraflar arasında muvazaalı olarak yapılan ve hiç uygulanmayan sözleşmeye dayanarak talepte bulunduğunu, gerçekte davacının ücretinin belirttiği miktarda olmadığını, davacının ücretlerinin fiilen uygulanan sözleşmeye göre eksiksiz olarak ve zamanında ödendiğini, davacının bir istifa dilekçesi verdiğini, akabinde 12.04.2010 tarihinde yıllık izne ayrıldığını, iznin bitiş tarihinden itibaren de işe gelmediğini, fazla çalışması olmadığını, savunarak davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Türk Tabipler Birliği Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 4.maddesi ve 6023 sayılı Kanunun 28/ b -2 bendi uyarınca TBB tarafından düzenlenen ücret tarifelerinin bağlayıcı olmadığının kabul edildiği, taraflar arasında iki sözleşme mevcut olup, sözleşmelerden birinin meslek odasına verilmek üzere yapıldığı dolayısı ile muvazalı olduğu, muvazalı olduğunun ise yazılı belge niteliğindeki diğer sözleşmeler ile belgelendiği ve davacının 1.4.2010 tarihli "görevimden sözleşme gereği Nisan 28 tarihinde ayrılacağımı arzederim" ifadesini taşıyan yazılı bildirimi nedeniyle ve davacının iddiasına dayanak kılınan sözleşmenin yasal mevzuat gereği zorunlu kılınan muvazaalı sözleşme niteliğinde olması nedeniyle davacının davasında haksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı, davalı şirkette 02/03/2008 tarihinde sorumlu yönetici olarak çalışmaya başladığını, davalı ile 25/04/2008 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözmeye göre ücretin net 1400,00 TL olarak kararlaştırıldığını ancak davalı şirketin sözleşme hükmüne aykırı olarak ücretini eksik ödediğini, ücretinin eksik ödenmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürmüş, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve bakiye ücret istemine ilişkin yaptığı icra takibinin devamı ile %40 dan aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı işveren ise davacının dayandığı 25/04/2008 tarihli iş sözleşmasinin Gıda Mühendisleri Odasından sorumlu yönetici belgesi alma zorunluluğu doğması üzerine imzalandığını, bu sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığını ve muavazaalı olduğunu savunmuş, Mahkemece davalı savunmasına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya esas olan ... 15. Noterliği huzurunda yapılan 25/04/2008 gün ve 29897 yevmiye numaralı sözleşmenin tarafları bir Anonim şirket ile bir mühendis olup sözleşme geçerlidir. Mahkemece irade fesadına uğradığı kanıtlanamayan 25/04/2008 tarihli sözleşmeye değer verilerek davacının talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile sözleşmesinin muvazaalı kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy