MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından 11/08/2009 tarihinde haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, genel tatil, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, reçetelerin arkasına hastanın veya yakınının değil de kendi imzasını attığı için uyarılmasına rağmen bu eyleminde ısrar ettiğinden dolayı en son olarak müvekkili tarafından “bu şekilde burada çalışamazsızn” diye bildirildikten sonra davacının tamamen kendi kafasına göre “Ben 2-3 gün izne ayrılıyorum” diyerek işyerini terkettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır.
Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.
4857 sayılı Yasanın 41 inci maddesinin dördüncü fıkrası, işçiye isterse ücreti yerine serbest zaman kullanma hakkı tanımıştır. Bu süre, fazla çalışma için her saat karşılığı bir saat otuz dakika, fazla süreli çalışmada ise bir saat onbeş dakika olarak belirlenmiştir. Bu sürelerin de sözleşmelerle attırılması mümkündür.
Somut olayda, dava dilekçesinde hafta sonu mesai alacağı da istemler arasında bulunduğuna ve hafta tatili ücreti ayrı bir alacak kalemi olarak hüküm altına alındığına göre, fazla mesai ücretine hükmedilirken Pazar çalışmalarının da dahil edilerek yapılan hesaba göre karar verilmesi yerinde değildir.
3- Islah ile artırılan miktarlar hakkında faiz talebi olmadığı halde bu miktarlar için de faize hükmedilmesi yerinde değildir.
4- Dava dilekçesinde resmi, dini bayramlar adı altında mesai ücreti istemi de (genel tatil ücreti istemi de) bulunduğu halde, bu istem hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeptlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy