MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise devamsızlık nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Dosyada mevcut işverence Noterden gönderilen 15.02.2010 tarihli ihtarnamede davacıya 01.02.2010 tarihinden itibaren devam eden devamsızlıkları için haklı bir mazeretinin olup olmadığının bildirilmesi, aksi halde iş akdinin feshedileceğinin belirtildiği, bunun üzerine davacı işçinin Noterden gönderdiği cevabî ihtarnamede ise kayınvalidesinin sağlık problemi sebebiyle şifahî olarak izinli olduğunu, izinsiz devamsızlığa ilişkin iddianın doğru olmadığını belirterek, işbu ihtarname ekinde hasta çıkış belgesinin sunulduğu görülmüştür.
Hasta çıkış belgesinden, hastanın 31.01.2010 ve 09.02.2010 tarihleri arasında sağlık kurumunda yatarak tedavi edildiği anlaşılmıştır. Davacının iş akdinin ise 19.02.2010 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Dosya kapsamında davacının bakımına muhtaç olduğu yakının kayınvalidesi olduğu, ayrıca bu konuda eşinin ve tanık olarak dinlettiği görümcesinin kendisine yardımcı olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı bu süreçte işyerinden şifahî olarak izin aldığını gerek cevabî ihtarnamesinde gerekse işbu davada ileri sürmüş ise de, tanık olarak dinletilen ve davacının görümcesi olduğunu beyan eden ...“… annemin büyük bir rahatsızlığı vardı kendisi ameliyat oldu bu nedenle davacı üç gün işyerinden izin istedi izin verildi ancak akabinde de çıkışı gösterildi”ğini ifade etmiş olmakla davacı iddiasının samimi ve inandırıcı olmadığının kabulü gerekir.
Belirtilen sebeple, Mahkemece mazeretsiz olarak işe devam etmeyen davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacı tanıkları işyeri çalışanı olmayıp, çalışma usulü ve süresini bilebilecek konumda değillerdir. Bu sebeple fazla çalışmanın dosyada mübrez imzalı puantaj kayıtları bulunan dönem için hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, tanık beyanlarına göre diğer dönemlerin de hesaplamaya dahil edilmesi hatalıdır.
4-Hükmedilen alacakların net ya da brüt olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de yerinde değildir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy