(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14) (6762 S. K. m. 468)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek işçilik alacağı talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, kreş yardımının kadın çalışanlara yapıldığını, yardım sandığı kesintisi yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatıyla sandık kesintisi alacağı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce kıdem tazminatına esas ücretinin tespit edilerek kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması, dosya içindeki izin belgeleriyle yapılan ödemelere dair belgeler değerlendirmeye tabi tutularak izin alacağının tespit edilmesi, sandık kesintisi alacağının T.T.K. 468 madde uyarınca yalnızca davacıdan yapılan kesintinin ödeme tarihinde %5 fazlasıyla geri verilmesi, kreş yardımının kadın işçiler için olduğundan bu alacağın reddi gerekeceği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkeme bozmaya uyarak davacının kıdem tazminatına esas ücretini belirleyerek kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına almıştır. Ayrıca kreş yardımı alacağına hak kazanmadığından izin alacağını ise feragat sebebiyle reddetmiştir. Davacının sandık kesintisi alacağı ise hem davacı işçiden hem de davalı tarafından ödenen miktarlardan davacının sandığa olan borcu mahsup edilip ödeme tarihindeki %5 fazlasıyla hesaplanarak hüküm altına alınmıştır.
Dairemizin daha önceki bozma kararında davacının hüküm altına alınan sandık kesintisi alacağının davacı işçi tarafından yardım sandığına yapılan ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren %5 faiziyle birlikte geri verilmesi, ayrıca yardım sandığının tasfiyesine dair yönetim kurulu kararıyla bunun üzerine davacıya 06.09.2004 tarihinde yardım sandığında biriken paralarının ödendiğine dair mahsup fişi ve davacının yardım sandığından aldığı borçlara dair bir kısım belgeler birlikte değerlendirmeye tabi tutularak davacının yardım sandığı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yine sandık yönetmeliğinin 17/F bendinde Kusurları sebebiyle hizmet akitleri fesh edilenlere, hizmet sürelerine bakılmaksızın sadece kendi mevduatları nemasıyla birlikte ödenir hükmü yer almaktadır.
Buna karşın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sandığa davacı ve davalı tarafça yapılan ödemeler nemalandırılarak yapılan hesaplamadan davacının kredi borcu düşülmek suretiyle yapılan hesaplama hatalıdır. Mahkemece yukarda belirtilen yönetmelik düzenlemesi de dikkate alınarak gerekirse başka bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacı tarafından sandığa yapılan ödemeler nemasıyla birlikte hesaplanmalı sandık tarafından davacıya yapılan ödeme mahsup edilerek hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy