MAHKEMESİ : 4. İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacı gemiadamının kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirket adına kayıtlı gemilerde 14.04.1995-06.03.2004 tarihleri arasında kaptan olarak çalıştığını, şirket kapandığı için alacaklarını alamadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının belirli süreli hizmet akdi ile çalıştığını, her sözleşme sonunda ibraname ile her türlü alacağını aldığını tasdik ettiğini, gemi Türk bayrağını çekme hakkını kaybettiği için gemi adamlarının ihbar tazminatı isteyemeyeceklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının, davalı şirkete ait değişik gemilerde hizmet sözleşmesi ile ortalama 7-8 ay olarak belirlenen sürelerde kaptan olarak hizmet akdi ile çalıştığı, bazı dönemlerde hizmet sözleşmesinde belirtilen süre sona ermesine rağmen fiili çalışmanın devam ettiği, dönem aralarının sefer dışında geçen ve makul uzunlukta olmasının yanı sıra çalışanın emeğini işverenin emrine amade tuttuğu dönem olması nedeniyle talep edilen işçilik alacakları yönünden hizmet süresinin bir bütün olarak hesaplanması gerektiği, Türk Bayrağının kaybedildiğine dair savunmanın ispatlanamadığı, ayrıca bunun akdin haklı nedenle sona erdirilmesi imkanı vermediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 11.maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin gerek ilk kez yapılışında ve gerekse yenilenmesinde objektif ve esaslı nedenler aranmasına rağmen, Deniz İş Kanunu’nda bu yönde bir sınırlama bulunmamaktadır. Kısaca gemiadamları ile herhangi bir neden olmaksızın belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda “bildirimde bulunulmadığı ve sözleşme sürdürüldüğü takdirde, bir kez yenileneceği vurgulanırken(Mad.339), 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430/1 belirtilen maddesinde ise bildirimde bulunulmadığı ve sözleşme sürdürüldüğü takdirde esaslı neden olmadıkça sözleşmenin belirsiz süreliye dönüşeceği açıklanmıştır.
Deniz İş Kanunu’nun 14/son maddesin de “geminin Türk Bayrağı‘ndan ayrılması halinde iş akdi kendiliğinden bozulur” hükmü mevcut olup, Kanun’un 20.maddesinde geminin Türk bayrağından ayrılması halinde gemi adamının kıdem tazminatına hak kazanacağı düzenlenmiştir. Geminin yabancı bir şirkete satılarak Türk Bayrağı takma zorunluluğunun ortadan kalkması halinde iş sözleşmesi kendiliğinden bozulacağından, gemiadamı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Ancak geminin Türk bayrağından ayrılması yani geminin bayrak değiştirmesi işçiye atfedilen bir kusur değildir. İşverenin satılan gemi dışında gemisi varsa, işçinin çalıştığı geminin satılması durumunda, başka bir gemide işe çağrılmaması işveren feshi sayılır. Davacının yapmış olduğu iş belirli süreli veya belirli bir sefer için yapılan bir iş değilse iş sözleşmesi belirsiz süreli olacağından yukarıda açıklanan durumlarda ihbar tazminatına karar verilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı gemiadamı kaptan olarak davalıya ait bir çok gemide çalışmış ve bu çalıştığı gemilerin çoğu Türk Bayrağı’ndan ayrılmıştır. En son davacının çalıştığı... adlı gemi ise Türk Gemi Sicil Kaydına göre 08.03.2004 tarihinde satılarak Türk Bayrağından ayrılmıştır. Davalı işverenin o tarihte başka gemisi yok ise işverenin iş sözleşmesini feshi Deniz İş Kanunu’nun 14/son maddesi kapsamında değerlendirilmeli ve ihbar tazminatı istemi reddedilmelidir. Ancak bu tarihte davalı adına gemi bulunduğu takdirde ise işverenin feshi haksız kabul edilmeli ve ihbar tazminatı isteği şimdi ki gibi kabul edilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile ihbar tazminatının kabulü hatalıdır.
3. Deniz İş Kanunun 20/2 maddesine göre “Deniz İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “Gemiadamlarının kıdemleri hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerinde ve hizmetinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. Kıdem süresinin belirlenmesinde işverenin aynı gemisinde geçen çalışma aranmamış, aynı işverenin değişik gemilerinde ve hizmetinde geçen sürelerinde birleştirileceği belirtilmiştir. Elbette burada gemiadamının gemi işyerinde iken deniz taşıma işinde çalışması yanında, aynı işveren ait deniz taşıma işi olmayan işyerinde geçen hizmeti de bulunabilir. Gemiadamının gemi işyerinde geçen süresi ile gemi işyeri sayılmayan ve deniz taşıma işi dışındaki hizmetinin birleştirileceği öngörülmüştür.
Mahkemece davacı gemiadamının gemi işyeri dışında her an hazır olduğu ve kayıtlı bulunmayan hizmet süreleri de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınarak aralıksız çalıştığı kabul etmiştir. Oysa davacının gemi işyeri dışında karada iken iş görme edimini yerine getirdiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle kayda dayalı ve gemi işyerinde geçen süreler için kıdem tazminatı hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy