MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, maaş alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti, TİS'ten doğan sosyal haklar ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait iş yerinde 12.04.2004-07.05.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdini emeklilik nedeni ile kendisinin feshettiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, toplu iş sözleşmesinden doğan sosyal haklar ve ikraiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de sunmamıştır.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi hizmet süresi boyunca ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığından bahisle mahkemece alacak hüküm altına alınmıştır.
Davalı işveren bir kamu kuruluşu olup işverenin bu niteliği gereği işçilerin ödemelerinin kayıt altına alınmış olması gerekir. Nitekim davalı işveren 08.07.2011 hakim havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde bazı dönemlere ait imzalı ödeme belgeleri ibraz etmiştir.
Mahkemece, davacıya ait tüm ödeme belgeleri ile varsa banka hesap ekstrelerinin getirtilerek değerlendirildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacı, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş ise de, 16.05.2011 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerini sadece miktar olarak arttırmış ayrıca faiz talebinde bulunmamıştır.
Mahkeme, HMUK.nun 74. (HMK.nun 26.) maddesi uyarınca taleple bağlıdır. Talep olmadığı taktirde faize hükmedilmesi yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülmesi hatalıdır.
4- Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ayrıca fazla mesai yaptığını ileri sürerek alacak taleplerinde bulunan davacı işçi bu bu iddialarını yazılı belgeler yerine takdiri delil niteliğinde bulunan tanık beyanları ile ispat etmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .).
Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda; hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ayrıca fazla mesai yapıldığının takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile ispatlandığı gözetilerek bu alacak kalemlerinde hakkın özünü etkilemeyecek oranda takdiri indirim uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
5- Mahkemece, hüküm altına alınan alacak miktarlarının net ya da brüt olduklarının belirtilmemesi isabetsizdir.
6- Davacı iş akdini emeklilik nedeni ile sonlandırmıştır. Bu durumda kıdem tazminatına işleyecek faizin başlangıç tarihi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına ilişkin SGK yazısının davalı işverene ibraz edildiği tarihtir.
Davacı yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına ilişkin SGK yazısını davalı işverene ibraz ettiğine ilişkin olarak dosyaya belge sunmamıştır. Bu durumda davacının bu belgeyi davalı işverene ibraz edip etmediği araştırılmalıdır. Bu belgenin ibraz edilmesi halinde ibraz tarihi, belgenin ibraz edilmediği anlaşıldığı takdirde ise dava tarihinden itibaren kıdem tazminatına faiz işletilmesi gerekir.
SONUÇ:
Açıklanan sebepler ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy