(4857 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Karar: Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı yanında 1997-2007 tarihleri arasında çalıştığını ücretlerinin ödenmediğini belirterek ücret alacaklarını istemiştir.
Davalı, taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığından davacı yanın varsa mevcut alacaklarına yönelik genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Mahkeme kararının gerekçe kısmında taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı belirtilerek, mahkemenin görevsiz olduğu kabul edilmiştir. Ancak hüküm kısmında davanın reddine karar verilmiştir. Kendini görevsiz sayan bir mahkemenin davanın esasına girerek reddine karar vermesi hukuken mümkün değildir.
H.U.M.K.'nun kararın kapsamını belirleyen 388/3. maddesine göre, gerekçe kısmının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, ihtilaflı konular hakkında toplanan delilleri, delillere dair tartışmayı red ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebi içermesi zorunludur.
Sonuç olarak mahkemece dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın çelişkili şekilde esastan reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy