(2709 S. K. m. 90) (657 S. K. m. 4) (6772 S. K. m. 1, 3, 4) (2809 S. K. m. 9) (818 S. K. m. 101) (5510 S. K. m. 80, 105)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin 6772 Sayılı Yasadan kaynaklanan ödenmeyen ilave tediye alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 657 Sayılı Kanun uyarınca 4-B kadrosu verilerek memur statüsüne geçtiği tarihe kadar iş sözleşmesiyle çalıştığını, davacıya işçi statüsünde çalıştığı dönem için 6772 Sayılı Yasadan doğan ilave tediye alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin 6772 Sayılı Kanunun 1. Maddesinde sayılan kamu kurumları arasında yer aldığını, 6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2. maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1. Maddesinde ve 3. maddesinde ilave tediye ödemelerinin düzenlendiğini, ilave tediye alacaklarının ödenmediğini belirterek, ilave tediye alacağının davalı Üniversiteden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, giderleri döner sermaye gelirlerinden karşılanmak üzere üniversitenin ihtiyaç duyulan birimlerine geçici işçi statüsünde çalıştırılmak üzere geçici işçi alımına gidildiğini, davacının da bu kapsamda Maliye Bakanlığından alınan vize üzerine geçici işçi statüsünde görev yaptığını, davalı üniversitede kadrolu daimi işçi olmadığı için geçici statüde çalışan işçilerin daimi işçilerin yararlandığı ücret, tediye vs. haklardan yararlandırılmamış olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, işçi statüsünde çalışan hiçbir personele ilave tediye adı altında bir ödeme yapılmadığını, davacının işçi statüsünde çalıştığı dönemde ilave tediye talebinin olmadığını, sözleşmeli personel statüsüne geçtikten sonra bu alacak isteğini ileri sürmesinde kötü niyetli olduğunu, işçilik alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporu doğrultusunda, davalı işveren Hacettepe Üniversitesinin Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun 9 uncu maddesi gereğince kurulduğu, ayrıca 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nda merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bulunduğu, hal böyle olunca davalı işverenin 6772 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davacının bu işverenlikte çalıştığı, 6772 Sayılı Kanunun 1. ve 3 üncü maddeleri gereğince ilave tediye alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından özellikle davacının 2006 yılında çalışmasının 87 gün olduğu ve kıstelyevm esasına göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması hakkındaki kanunla düzenlenmiştir. Kanun 1 inci maddesinde devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir.
A- İşveren kapsamı yönünden devlete ve ona bağlı olmak üzere,
1. Genel, Katma ve Özel bütçeli daireler,
2. Sermayesi değişen kurumlar,
3. Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar,
4. Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,
5. 3460 ve 3659 s. kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı devlete ait olan veya bu sermayeyle kurulan iktisadi devlet kuruluşları.
6. Yukarda belirtilenlerden olmayan diğer kurum, banka ve ortaklıklar olarak yasada açıkça belirtilmiştir.
3460 Sayılı yasa bugün itibariyle yürürlükte olan bir yasa değildir. 3659 Sayılı yasa ise, banka ve devlet kurumlarında çalışan memurların aylıklarıyla ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir. Bu Kanunun 1 inci maddesinde, kapsama giren kurumlar daha ayrıntılı açıklanmıştır.
Bu kapsamda yukarda belirtilen kurumlarca, sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan kuruluşlar ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler de kanun kapsamına alınmıştır.
Keza 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu cetvellerde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri, Özel Bütçeli İdareler, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışanların kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç itibariyle kapsam bakımından, devlet tarafından yasa ve Kanunun verdiği yetkiyle idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruşlarda iş sözleşmesiyle çalışanlara uygulanacağı görülmektedir.
B- İşçi yönünden kapsama gelince:
İş Kanunu kapsamına girsin girmesin, yukarda belirtilen devlet ve ona bağlı kurumlarda İş Kanunu'nun 1. maddesindeki tanıma göre, işçi sayılan herkes bu alacaktan yararlanacaktır. Kanun 4857 ve 1475 Sayılı İş Kanunu'ndan önceki İş Kanunu'na atıfta bulunmuştur. 4857 Sayılı İş Kanunu işçi tanımına 2. madde de yer vermiştir. Buna göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. O halde bir iş sözleşmesine dayanarak, yukarda belirtilen kurumlarda çalışan her işçiye ilave tediye ödemesinin yapılması gerekir.
C- Ödenecek ücret yönünde kapsam:
Maddenin son cümlesinde yukarda belirtilen işyerlerinde çalışan işçilere ücret sistemleri ne olursa olsun her yıl için birer aylık ücret tutarında ilave tediye ücreti ödeneceği belirtilmiştir. Devlet ve ona bağlı maden işletmelerinin yeraltında çalışan işçilere, ayrıca bir aylık ödeme dışında birer aylık daha ödemenin yapılacağı kanunun 2 nci maddesinde açıklanmıştır.
Kanunun 3 üncü maddesinde, işçilere her yıl için birer aylık (yeraltında çalışan işçilere her yıl için ikişer aylık) ilave tediye dışında, birer aylık ücret istihkaklarını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla aynı oranda bir ilave tediye ödemesi yapılabileceği belirtilmiştir.
Kanunun 4. maddesine göre, ilave tediye alacağının ödeme zamanını. Bakanlar Kurulu belirler. Bakanlar Kurulunun kararıyla ilave tediye alacağı muaccel hale gelir. İlave tediye alacağına esas ücretin de ödeme yapılması kararlaştırılan tarihteki ücretin dikkate alınması gerekir. Ödeme zamanı belli taraflarca kararlaştırılmadığından. B.K. 101. maddesi uyarınca, temerrüt için alacaklının ihtarına gerek vardır. İlave tediye alacağı yasadan kaynaklandığından, talep halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir.
Aynı madde de ilave tediye alacağının nasıl hesaplanacağı ve kesinti yapılıp yapılmayacağı belirtilmiştir. Buna göre aylık olarak bu alacağın hesaplanmasında, fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete dahil olan ödemeler dikkate alınmaz. Bu düzenleme sebebiyle ilave tediye alacağının bir ay için 26 gün üzerinden hesaplanması gerekir.
İlave tediye alacağından sigorta primleri kesilmez. Ancak 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun 80/c ve 105. maddeleri uyarınca ücretin eki niteliğindeki bu ödeme. 1.10.2008 tarihinden itibaren sigorta prim kesintisine tabidir.
İlave tediye alacağı, ödeme tarihinde işçinin işinden ayrılmış olup olmadığına bakılmaksızın hak edilen yıl içinde o yerde veya aynı idare, teşekkül ve müesseseye ait muhtelif yerlerde geçmiş olan hizmetlerinin toplamı oranında ve son çalıştığı yerde ödenir, işçi tam yıl çalışmamış ise, ilave tediye o yıl için kıstelyevm esasına göre hesaplanıp ödenecektir.
İşçinin ilave tediye alacağına, esas olacak çalışma süresinin hesaplanmasında iş sözleşmesinin devamı müddetine rastlayan yasal ve idari izinler, hastalık izinleri, hafta tatiliyle ulusal, bayram ve genel tatil günleri, çalışılmış gibi hesaba katılır.
Yukarda yapılan açıklamalar kapsamında:
1- Davalı Üniversite 6772 Sayılı yasa kapsamında kaldığından, mahkemece ödenmeyen ilave tediye alacağına karar verilmesi isabetlidir. Bu sebeple davalı vekilinin aşağıda belirtilen sebep dışında temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı işçi davalı işyerine 6.10.2006 tarihinde işe girmiştir. 2006 yılındaki çalışması 87 gündür. Ancak hükme esas bilirkişi raporunda 2006 yılı için 2. 6 aylık dönem için ödenen 26 gün üzerinden ilave tediye alacağı hesaplanmıştır. Davacının 2006 yılı son altı aylık dönemde çalışması tam olmadığından bu hesap şekli hatalıdır. Giriş tarihine göre kıstelyevm esasına göre 2006 yılı ilave tediye alacağı hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy