MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta sonu ücreti, 2821 Sayılı Kanun'un 31/6 maddesi gereğince tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1998 yılında Belediye İş Sendikasına üye olduğunu, 2004 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde başkanın değişmesi üzerine sendikadan istifa etmesi aksi halde iş akdinin feshedileceği hususunun kendisine bildirilmesi üzerine Belediye İş Sendikasından istifa ederek çalışmasını sürdürdüğünü, 2008 yılında yeniden Belediye İş Sendikasına üye olduğunu, yine seçimler sonrasında işverence sendikadan istifa etmesi aksi halde iş akdinin feshedileceğinin kendisine bildirildiğini, emeklilik hakkının doğması nedeni ile emeklilik dilekçesini vererek 15/05/2009 tarihinden itibaren emekli olduğunu, emeklilik isteminin davalının 2822 Sayılı Kanunun 31.maddesine aykırı eyleminden kaynaklandığını belirterek 200 TL sendikal tazminat, 6.000 TL kıdem tazminatı, 100 TL fazla mesai ücreti, 200 TL yıllık izin ve hafta sonu ücreti alacaklarının davalı belediyeden tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının veznede tahsilat işlerinde görevli olduğunu, fazla mesaisinin ve hafta sonu çalışmasının olmadığını, mesai bitiminden sonra veznenin kapatıldığını ve tahsilat yapılmasının mümkün olmadığını, belediyede hafta sonu çalışmasının yapılmadığını, davacının kendi isteğiyle emekli olmak için belediyeden ayrıldığını, herhangi bir sendikal baskı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işçinin sendikaya üye olması nedeni ile işverenden baskı gördüğüne ve bu baskı neticesinde emekli olmak zorunda kaldığına dair tanık beyanları ve 17/08/2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem tazminatı, sendikal tazminat ve yıllık izin ücreti alacağının kabulüne karar verilmiş, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri hakkında hüküm kurulmamıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında sendikal tazminata hak kazanılıp kazanılmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
Somut olayda davacı 1998 yılından itibaren Belediye-İş Sendikasına üye olduğunu ancak 2004 yılında yerel seçimlerden sonra belediye başkanının değişmesi üzerine çalışmasını sürdürebilmek için sendikadan istifa etmek zorunda kaldığını 2008 yılında sendikaya yeniden üye olması nedeniyle seçim sonrasında işverence sendikadan istifa etmesi aksi halde iş akdinin feshedileceğinin kendisine bildirildiğini, emeklilik hakkının dolmuş olması nedeni ile emeklilik dilekçesini vererek 15/05/2009 tarihinden itibaren emekli olduğunu, emeklilik isteminin davalının 2822 Sayılı Kanunun 31.maddesine aykırı eyleminden kaynaklandığını belirterek sendikal tazminat isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda iş akdinin sona ermesinin sendikal nedenle işçiye yapılan baskı sonucunda gerçekleştiği sonucuna ulaşılmış ise de, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davacı 07.11.2008 tarihinde Belediye-İş Sendikasına üye olmuş 16.04.2009 tarihli el yazısı ile hazırlayıp davalı işverene yazdığı dilekçesi ile emekli olmak istediğini, gerekli işlemin yapılmasını istemiştir. Davacıya 17.04.2009 tarihi itibariyle de yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Davacı iş akdini emeklilik nedeniyle sonlandırmış olup, işyerinde sendikal nedenle baskıya maruz kaldığı yolundaki iddiasını ispat edememiştir. Davalı ... işyerinden 2004 yılında ayrılan tanıkların 2008 yılında işyerinden ayrılan davacının uğradığı sendikal baskıya yönelik anlatımları görgüye dayalı olmayıp tamamen soyut nitelikte olmakla bu beyanlara itibar edilemez. Tanıkların işverence sendika üyeliğinden ayrılmasına yönelik baskı yapıldığına ya da sendikalı üyeler ile sendika üyesi olmayan işçiler arasında eşit işlem borcuna aykırı bir uygulama yapıldığına yönelik açık , kesin, inandırıcı ve somut beyanları mevcut değildir .Bu sebeple davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
3-Ayrıca davacı fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini belirterek davalıdan tahsilini talep etmiş ise de bu talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve bu taleplerin yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden değerlendirilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy