MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 05.11.2002 - 26.08.2009 tarihleri arasında aralıksız olarak yedek parça sorumlusu olarak çalıştığını, bu süre içinde defalarca istediği halde haftalık 45 saati aşan çalışmalarının karşılığının eksik ödendiğini, yıllık ücretli izinlerinin yasanın öngördüğü kurallar dahilinde kullandırılmadığını, bu eksiklerin giderilmesi istendiğinde işten ayrılabileceğinin söylendiğini, söz konusu eksikliklerin giderilmemesi ve giderilmeyeceğinin anlaşılması üzerine iş akdinin haklı olarak müvekkili tarafından feshedildiğini, son ücretinin aylık brüt 1.500,00 TL. olduğunu, işverence ayrıca yol ve yemek yardımı yapıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirketin ... ve çevresinde Mercedes mamullerinin satış ve satış sonrası servis hizmetlerini verdiğini, davacının 05.11.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş tarihinden itibaren ücretlerinin, yapması halinde fazla çalışma ücretlerinin ve tüm haklarının, ücret bordroları ile davacının imzası ve kabulüyle ödendiğini, bu ödemelere davacının hiçbir itirazda bulunmadığını ve eksik ödeme adı altında herhangi bir talebi de olmadığını, yıllık iznine mahsuben 2,5 gün izin istediğini, isteği doğrultusunda izin verildiğini ancak izin süresinin bitimini takip eden 26.08.2009 tarihinde işbaşı yapmadığı gibi bir daha işyerine gelmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketçe davacıya ihtar gönderildiğini ancak bu ihtarın akıbeti beklenmeden dava dilekçesinin ulaştığını, davacının, haklı bir neden olmaksızın bu şekilde hizmet akdini kendisinin feshettiğini, diğer taraftan, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her bir talebi yönünden zaman aşımı itirazında bulunduklarım, tüm bunların yanı sıra davacının, davalı şirketten muhtelif zamanlarda çekmiş olduğu ve halen karşılığını ödemediği avanslar bulunduğunu, 2009 yılı içinde tediye makbuzları ile aldığı 1.600,00 TL. avans bulunduğunu, bu haliyle hizmet akdini tek taraflı olarak feshetmesi nedeniyle, kullanmadığı yıllık izin günleri karşılığı hesaplanarak, almış olduğu avanslar kesilerek bakiye yıllık izin ücreti alacağının davacının banka hesabına yatırıldığını, bu nedenle davacının izin ücreti olarak da alacağı bulunmadığını iddia ile davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren tarafından davacının ücretli yıllık izinlerinin, Ağustos 2007 ve Ağustos 2008 de kullanılanlar hariç olmak üzere yarım gün, bir gün , 1,5 gün , 2,5 gün gibi süreler ile kullandırılmış olduğu göz önüne alındığında davacının bu nedenle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği ,davacının kıdem tazminatı alacağının bulunduğu, davacının bir kısım ücretli yıllık izinlerinin kullandırıldığı , 2009 Ağustos ayı bordrosunda davacıya brüt 2200 TL üzerinden tahakkuk yapılarak, yıllık izin ücretinin ödendiği, davacının izin ücreti alacağının bulunmadığı, davacının 2009 Ağustos ayına ilişkin fazla çalışma ücret alacağının ödenmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve izinlerinin yasal düzenlemeye uygun kullandırılmaması nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini iddia etmiş ve yerel mahkemece fesih tarihi itibari ile davacının muaccel olmuş fazla çalışma alacağı bulunmadığı ancak yıllık izinlerin 4857 sayılı Yasanın 53. maddesinde öngörülen düzenlemeye aykırı şekilde kullandırılmasının davacıya haklı fesih imkanı tanıyacağı görüşü ile sonuca gidilmiş ise de dosyadaki tüm izin kullanma kayıtlarında davacının imzasının bulunduğu ve davacının kullanmak istediği izin sürelerini kendisinin açıkladığı ve işverence bu talep uyarınca izinlerin bölünerek kullandırıldığı gözönüne alındığında, işverenin 4857 sayılı Yasanın 53. maddesine aykırı eyleminden bahsedilemeyeceği ve bu nedenle davacı işçinin feshinin haklı nedene dayanmaması nedeni ile kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy