(4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı ile cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işçinin iş sözleşmesini istifa ederek sonlandırdığını, sözleşme gereği eğitim masrafı karşılığı 10.000 $ ödemeyi kabul ettiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ile eğitim gideri alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, 29.09.2006 günü istifa dilekçesi verdiğini, müdür ile ihbar önelinde çalışma konusunda anlaştıklarını ancak işyerinde bilgisayarındaki bilgilerinin izinsiz alınması nedeniyle huzursuzluk çıkınca 02.10.2006 tarihinde ayrılmasının söylendiğini, iş sözleşmesindeki cezai şart kısmının imzalanırken boş olduğunu, kendine eğitim verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargıtay Bozma İlamı:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalının temyizi üzerine Dairemizin 15.04.2010 tarih ve 2008/23997 E, 2010/10664 K s ilamı ile davacı işverenin işyerinde kullanmak üzere iki bilgisayar program paketi aldığı, anılan paketlerin içinde eğitim programının olup olmadığı, giderinin ne olabileceği ve davalıya yapılan bir harcama olup olmadığının belli olmadığı, mahkemece bu hususlar araştırıldıktan sonra önceki iş deneyimleri de dikkate alınarak bu eğitimlerin davacının kariyer gelişimine etkisinin olup olmadığı konusunda uzman bir bilirkişiye inceletilerek alınacak rapor tüm dosya kapsamı ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davalının almış olduğu eğitimler ve firmada çalıştığı süre içinde elde ettiği deneyimlerin davalının kariyerine artı değer kazandırdığı, ancak davalının iş tecrübesi incelendiğinde veri tabanı yönetimi ve network alanlarında davalının zaten tecrübe sahibi olduğu, bugünkü kariyerinin davacı firmada aldığı eğitimlere tabi olmadığı, bahse konu eğitimlerin kişiye özel eğitim olmayıp proje kapsamında projenin gerekliliği olarak verilen bir eğitim olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye verilen eğitim karşılığında yapılan masraflardan işçinin sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dava, işçiye verilen eğitim giderlerinin ödetilmesi isteğine ilişkindir.
İşverence işçiye verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belirli bir süre iş görmesi, işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 78. inci ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderler istenemez.
İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçi sorumlu olmaz.
İşyerinin devri halinde de işçinin eğitim gideri karşılığında belirli bir süre çalışma yükümü devam eder. Bu konuda yükümlülüğün ihlali halinde devralan işverenin de eğitim giderlerini talep hakkı bulunmaktadır.
İşçinin geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştırıldığı süre de eğitim karşılığı yükümlü olduğu çalışma süresinden sayılır.
İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir. Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise, işverence eğitim giderleri istenemez (Yargıtay 9.HD. 06.10.2008 gün 2007/27538 E, 2008/25446 K.).
Somut olayda, davacı firmanın şirketin daha iyi işletilmesi amacıyla iki yazılım projesi aldığı ve bunların şirket içinde uygulanabilmesi için eğiticilerin eğitimi amacıyla satıcı firmanın görevli personelin bazı oracle eğitimlerinden geçmelerini ve sertifika sahibi olmalarını şart koştuğu, bu bağlamda davacının bazı eğitimler aldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda verilen bu eğitim ve firmada çalıştığı süre içinde elde ettiği deneyim davalının kariyerine artı değer kazandırsa da davalının iş tecrübesi incelendiğinde veritabanı yönetimi ve network alanlarında tecrübe sahibi olduğu, bugünkü kariyerinin davacı firmada almış olduğu eğitimlere bağlı olmadığı ayrıca bahse konu eğitimlerin kişiye özel eğitim olmayıp proje kapsamında projenin gerekliliği olarak verilen bir eğitim olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Gerçekten de davacı şirketin satın aldığı oracle bilgisayar siteminin kurulması için davalıya aldırdığı eğitimin işletmede yürütülen projeler/satın alınan programlar sebebiyle verilen eğitim niteliğinde olup esas itibariyle davacı işverenin menfaatlerini gerçekleştirmeye yönelik olduğu için eğitim gideri talebinin reddi gerektiği halde kendi içinde dahi çelişkili karar ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy