(1475 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıların birlikte işlettiği restaurant işyerinde şef olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, davalılara ait işyerinde fazla mesai ve tatillerde çalıştığını, davalılar S.S Gümrük Çalışanları Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifi ile Gümrük Vakfı birbirinin devamı olduğunu, çalışılan iş yerinin aynı olduğunu, üyelerinin de aynı olduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumlulukları olduğunu belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, zamanaşımı itirazı yanında, davacının S.S Gümrük Çalışanları Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifinde 20.07.2007-17.09.2009 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, diğer davalı kurum Gümrük Vakfı ile arasında herhangi bir iş akdi olmadığını, bu nedenle davanın Gümrük Vakfı yönünden husumet nedeniyle reddini talep ettiğini, davacının iş akdinin ülke genelinde yaşanan kriz ortamının varlığı ve kooperatif işlerinde meydana gelen önemli düşüşler nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, feshin yazılı olarak yapıldığını, davacının işten ayrıldığı tarihe kadar olan hak etmiş olduğu bütün ücret alacaklarını ve tazminatlarını aldığını, bizzat ibranamede kabul ettiğini, davacının tüm haklarını aldığını, kooperatifin restaurantı ancak öğlenleri iki saat kadar kimi zamanda akşamları birkaç saat çalıştırdığını, ayrıca davacının hafta sonu, ulusal bayram genel tatil günü çalışmasının olmadığını, fazla çalışma yapabilecek bir zaman aralığının olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, dava konusu dönemin bir kısmında davalı Vakıf, bir kısmında ise davalı Kooperatif tarafından davacı çalışmasının SGK'na bildirildiği; davacıya ait işe giriş bildirgelerinde her iki davalının iş yeri adresinin aynı adres olarak belirtildiği, davalılar arasında işçi devrinin bulunduğu, davacının iş akdinin son işveren olan davalı kooperatifçe feshedilerek bir kısım kıdem ve ihbar tazminatının davacıya ödendiği, ancak kıdem ve ihbar tazminatının eksik olarak ödendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile hesaplanan fark kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline, fazla mesai ve tatil ücret alacağı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından fazla mesai ücretinin reddi yönünden, davalı vekili tarafından ise cevap nedenleri yanında davacıya Vakıf da geçen 02.01.2001-20.07.2007 tarihleri arası çalışması için kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, bu konuda ödeme belgeleri bulunulduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre davacının üyeleri ve temsilcileri, adresleri aynı olan ve aynı işyerini işleten davalı Vakıf nezdinde 02.01.2001-20.07.2007, bu tarihten iş sözleşmesinin feshedildiği 17.07.2009 tarihine kadar ise kayden davalı Kooperatif işçisi olarak çalıştırılmıştır. İş Sözleşmesinin feshi sonrası, davalı Kooperatif tarafından davacıya Kooperatifte geçen süre üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiş, davacı haklarını aldığına dair işvereni ibra etmiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda, davacının gerek Kooperatif ve gerekse Vakıfta geçen tüm süre üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanmış ve fesihle ödenen tazminatların mahsubu sonrası fark kıdem ve ihbar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
1- Davalıların aynı işyerini birlikte işlettikleri, çalışanların davalıların üyelerine hizmet ettikleri, diğer dosyalarda çalışanların bazen Vakıf, bazen Kooperatif üzerinde gösterildikleri, işyeri devrinin bulunmadığı, birlikte istihdam olgusunun söz konusu olduğu anlaşıldığından, mahkemece devir yönündeki gerekçe hatalı ise de sonuç itibari ile davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmesi ve davacıya fazla mesai yaptığında ücretinin ödenmesi ve tatil çalışmalarının bulunmaması karşısında bu alacak istemlerinin reddi isabetlidir. Bu nedenle davacının tüm davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekili temyiz aşamasında davacıya davalı Vakıf döneminde geçen 02.01.2001-20.07.2007 tarihleri arası çalışması karşılığı kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini belirterek, buna ait belgeleri sunmuştur. Ödeme belgeleri itiraz niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Diğer taraftan 1475 sayılı yasanın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir koşuldur. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Kıdem tazminatına hak kazanmadığı halde avans adı altında ödemeyi alan ve bu şekilde yararlanan işçi de sonucuna katlanmalıdır. Ancak kıdem tazminatı yanında davacıya ihbar tazminatı ödenmiş ise ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu şekilde mahsup olanağı yoktur. Zira bu dönem ihbar tazminatı ödemesi ile tasfiye edilmiştir. Böyle bir halde hizmet birleştirilemez.
Somut uyuşmazlıkta davacıya davalı Vakıf da geçen süresi için kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği ve bu dönemin tasfiye edildiği sunulan kıdem ve ihbar tazminat bordrosu, banka dekontu, tahsil fişi ve ibraname belgeleri ile itiraz edilmiştir. Bu itiraz üzerinde durulmalı, davacı tarafa bu belgelere karşı diyecekleri sorulmalı, davacının Vakıfta geçen hizmet süresi için kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiş ise bu süre tasfiye edilmiş olacağından Kooperatif nezdinde geçen son dönemle birleştirilmemelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy