MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki cezai şart ve manevi tazminat alacakları ile B.K.348'e göre davacıların çalıştığı yeni işteki faaliyetlerinin durdurulması davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalılar avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... adına , ... adına ..., ... adına ..., ... adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işveren, davalılardan ...’in 20.03.2002 tarihinde genel müdür yardımcısı, ...’ın 17.08.2004 tarihinde yönetmen, ...’nun 18.02.2004 tarihinde yönetmen ve ...’ın 16.08.2004 tarihinde yönetmen olarak işe başladıklarını 26.05.2005 tarihinde herhangi bir sebep belirtmeksizin topluca istifa ettiklerini, davalılar davacı kurumun Araştırma ve Yabancı Kurumsal Satış biriminde çalışmakta iken topluca istifaları sonucu bu birimde çalışan herhangi bir personel kalmadığından bu departmanın fonksiyonsuz hale geldiğini ileri sürerek, davalıların çalıştıkları sırada kendi şahsi işlerine önem vermeleri ve kurum işlerinin aksatılması veya hiç iş yapılmaması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL uğranılan zararın tazminine, davalıların haksız bir şekilde topluca istifa etmesi nedeni ile çalıştıkları birimin fonksiyonsuz kalmasından kaynaklanan iş ve kar kaybı olan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 5.000,00 TL'nin tazminine, Borçlar Kanunu’nun 348. maddeye muhalefet niteliği taşıyan eylemlerinin en az 6 ay olmak üzere durdurulması kararı verilmesini, iş sözleşmesinin 15. maddesine istinaden ... için 13.950,00TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.750.00 TL ve ... için 8.600,00 TL olmak üzere toplam 43.120,00 TL ceza-i şartın ödenmesine, İş Sözleşmesinin 12 ve 13. Maddelerine istinaden zarar ve ziyan karşılığı olarak tespit edilecek tazminat ile mahrum kalınan kar kaybı olan 5.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik kaydıyla ödenmesine, Davacı kurum itibar ve prestijinin 3.şahıslar nezdinde zedelendiği gerekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davalılardan ... ve... 2004 yılının 8. ayında, ... 2004 yılı 4. ayında, ... ise 2002 yılının 3. ayında davacı şirkette çalışmaya başladıklarını, davalılardan ... ve ... işe başlarken iş sözleşmesinin metin kısmı boş olarak kendilerine iletildiğinden müvekkiller anılan sözleşmenin doldurulmadan imzalanamayacağını yetkililere bildirdiklerini, iş sözleşmesinin tamam olarak kendilerine verilmemesi nedeni ile davalı şirket ile aralarında yazılı iş sözleşmenin akdedilmediğini, davacı şirketin boş belge imzalatmaya çalışması davalıların da doğal olarak yasal haklarını düşünerek imzadan imtina etmesi durumunu davacının, davalıların firmada mevcut belgeyi izinsiz olarak alması ve yok etmesi iddiasına dönüştürmesinin davacının ne denli iyiniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, 2005 yılı Mayıs ayının ilk günlerinde davalıların davacı işyerinden ayrılma kararlarını yetkililere bildirdiklerini yeni bir oluşumda görev almak istediklerini ancak ihbar süresi içinde davacı şirkette kalacaklarını beyan etmişlerse de davacı şirket yetkilileri tarafından davalılara ayın sonunda işyerinden ayrılabileceklerinin bildirildiğini, iş sözleşmesinin 12, 13, 15. maddeleri ve Borçlar Kanunu’nun madde 348 uyarınca tazminat ve ceza-i şart talep edilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek yasa, sözleşme ve objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmayan davacı taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bazı davalılar bakımından cezai şart isteklerini kabul etmiş, bilirkişi raporunda zarar miktarı olarak belirlenen tutardan % 50 oranında indirime gidilmek suretiyle 183.677,96TL nin kabulüne karar verilmiş diğer isteklerin reddine dair hüküm kurulmuştur.
Kararı yasal süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalıların rekabet yasağına aykırılık oluşturan eylemleri sonucu zarar iddiaları yönünden ilk olarak alınan heyet raporunda akademisyenler, davacı işverenin bir zararının varlığına dair tespitte bulunmamışlar, farklı görüş açıklayan mali müşavir bilirkişi ise davalıların ayrılmasının ardından işverenin 2005 Yılı kâr kaybını esas alarak muhtemel zararın 367.355,92TL olabileceğini belirtmiştir. Daha sonra alınan bilirkişi raporunda ise 2005 Yılında bir önceki yıla göre kâr kaybına bağlı olası zararın 367.355,92TL olabileceği ancak kâr kaybının nedeninin salt davalıların ayrılmasından kaynaklandığının belirlenmesinin mümkün olmadığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, hesaplanan tutar işveren zararı olarak değerlendirilmiş, ancak tarafların % 50 oranında sorumlu oldukları gerekçesiyle 183.677,96TL nin kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı işverenin 2004 ve 2005 yıllarına ait kâr oranları kıyaslanmış ve 2005 Yılı ortalarında davalıların ayrılmalarının ardından 2005 yılı karındaki azalma miktarı doğrudan zarar olarak belirlenmiştir. Ancak aynı raporda sözü edilen kar kaybının nedeninin davalıların ayrılmasına dayalı olduğunun tam olarak anlaşılamadığı açıklanmıştır.Bu nedenler sözü edilen rapora göre hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve 2004 Yılı ve önceki yıllara ait karlılık durumu yanı sıra 2005 Yılında istifalara kadar olan dönem için ve istifalar sonrasında kâr/zarar durumu belirlenmelidir. Davalıların çalıştığı birimin istifalar sebebiyle işlemez hale gelmesine dayalı doğrudan bir zarar olup olmadığı da araştırılmalıdır. Alınacak olan rapor mahkemece dosya kapsamıyla birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen nedenle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının davalılara, davalılar yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının davacı tarafa yükletilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy