(2822 S. K. m. 12, 15) (2821 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, Nema Ltd. Şti. işyerinde sendikanın 30.10.2009 günlü yetki başvuru tarihinde yasanın aradığı gerekli çoğunluğun bulunduğunun tespiti ile işveren muvazaasına dayalı davalı Bakanlığın olumsuz tespit yazısının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı sendika vekili, Bakanlık tarafından 30.10.2009 başvuru tarihinde, sendikanın davalı işyerinde yetki için yeterli çoğunluğu bulunmadığına karar verildiğini, işverenin baskısı ile işçilerin sendika üyeliklerinden istifa ettirildiğini, davalı işveren sendikanın yetki başvurusunu öğrenmesinden sonra sendikaya üye olan işçilerin iş akitlerini feshettiğini ve geçmişe yönelik idari para cezası ödemek suretiyle 15 sigortalıya işe giriş bildirgesi ve prim belgesi düzenleyip işyeri mevcudunu arttırarak muvazaalı işlem yaptığını belirterek, işyerinde sendikanın yetki başvuru tarihinde yasanın aradığı gerekli çoğunluğun bulunduğunun tespiti ile işveren muvazaasına dayalı davalı bakanlığın olumsuz tespit yazısının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, sendika üyelik işlemlerinin noter tarafından mesai saatleri sonrası yapıldığını, geçersiz noter işlemine bağlı sendika üyeliğinin de geçersiz olduğunu, resmi kayıtlara göre şirketin çalışan sayısının 85 ve sendikanın üye sayısının ise başvuru tarihi itibari ile 30 olduğunu, çoğunluğun sağlanamadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Bakanlık vekili, Bakanlık İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca mahallinde yapılan inceleme sonucunda, 30.10.2009 başvuru tarihi itibari ile işyerinde 85 işçinin çalıştığının ve bunlardan 39 işçinin Birleşik Metal-İş Sendikasına üye olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İşyerinde SGK il müdürlüğü Ekim-2009 bildirgesine göre toplam 100 işçi çalıştığı, başvuru tarihinde geçerli sendika üyesi işçi sayısının 40 olduğu, başvuru tarihinden sonra üye olan 5 işçinin sendika üye sayısında dikkate alınmaması gerektiği, davacı vekilinin C. S., F. Y., H. K. isimli işçilerin fiilen çalışmadıkları iddia ettiği ve 3 işçinin ise işveren vekili olduğu iddiasının ispatlanamadığı, kaldı ki bir an için söz konusu 6 işçinin toplam işçi sayısı olan 100 sayısından çıkarılması hainde işyerinde başvuru tarihinde çalışan sayısının 94, sendika üye sayısının 40 olacağı ve sendikanın yasanın yetki için aradığı yarıdan fazla çoğunluk koşulunu sağlayamadığı, olumsuz yetki tespitinin geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı sendika vekili tarafından Muvazaa iddiasının dinlenmediği ve 15 işçinin toplam işçi sayısından düşülmediği, bu işçiler yönünden Bakanlık İş Müfettişi tarafından işyerinde yapılan tespit raporunda, muvazaa olgusunun tespit ve kabul edildiği, yetki başvuru tarihinden önce işyerinden çıkan işçilerin toplam mevcuda dahil edildiği ayrıca işyerine bağlı Gebze Depo işyerinde çalıştığı belirtilen kişiler işçi olarak fiilen çalışmadıkları ve işyerinin bütününün sevk ve idaresinden sorumlu olan İşveren vekillerinin dikkate alınmadığı belirtilerek temyiz edilmiştir.
Dava olumsuz yetki tespitinin iptaline ilişkindir.
Bakanlık Yetki tespit yazısında 30.10.2009 başvuru tarihi itibariyle işyerinde 85 işçinin çalıştığı 39 işçinin Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi olduğu, sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağlayamadığı bildirilmiştir.
SGK bordrolarına göre 3 işçi başvuru tarihinden önce işten çıkmış olup, 30.9.2009 başvuru tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısı 97 kişidir. ÇSGB İş Müfettişi Raporu değerlendirme bölümünde; yapılan inceleme sonucunda 15 işçinin işe giriş bildirimlerinin 2.11.2009- 3.11.2009 tarihlerinde yapıldığı, yetki başvuru tarihinden önce işe başlatılmış gibi gösterildiği kurum tarafından idari para cezası öngörüldüğü belirtilip, 15 işçinin başvuru tarihinden sonra işe başlatıldıkları kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir. Muvazaa iddiası ileri sürülen 15 işçi yönünden SGK Prim Hizmet Belgelerinin incelenmesinden, 2009/Kasım ayı - 2009/Mart ayı arasında değişen sayılarda işçilerin ismine rastlanmadığı, Mart ayında 8 işçinin çalışması gözükmediği ve en son 2009/ Nisan ayı Prim Hizmet Belgesinde ise 15 işçinin ismi olmadığı görülmüştür.
2822 sayılı Yasanın 15. maddesi gereği açılan yetki tespitine itiraz davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece delillerin yargılamanın tüm safhalarında kendiliğinden toplanması ve değerlendirilmesi gerekir. Muvazaa hakkı ortadan kaldırılan bir sebep olduğu için işveren tarafından salt sendikanın yetkisini etkisiz bırakmak için muvazaalı şekilde işçi alınıp alınmadığının, mahkemece kendiliğinden nazara alınıp irdelenmesi gerekir.
Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan, tanık ifadeleri bulunan Cumayeri İş Mahkemesi duruşma zaptı ve bu dosyanın davacı vekili dilekçesi içeriği, gerek iş müfettişi raporundaki tespitler, gerekse 15 kişinin kademeli olarak yetki başvuru tarihinden sonraki aylarda işten çıkarılması ve 2009/ Nisan ayında bu kişilerden çalışan kalmaması muvazaa olgusunu güçlendirmektedir. Kısacası davacı işverenin başvuru tarihinden kısa bir süre önce işe alınmış gibi gösterdiği, işe giriş bildirimleri sonradan verilen ve başvuru tarihinden bir süre sonra işten çıkarılan işçiler ile ilgili işlemlerin davacı sendikanın tespite konu işyerinde yasal çoğunluğunu bertaraf etmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. O halde 15 kişinin muvazaa nedeni ile çalışan işçiler sayısına dahil edilmemesi yerinde olacaktır.
Yukarıda belirtilen 97 kişiden bu 15 kişinin düşülmesi hainde yetki başvuru tarihinde çalışan işçi sayısı 82 kişi olacaktır.
Bundan başka, 2821 sk. madde 2/6 fıkrasında; İşveren vekili: İşveren sayılan gerçek ve tüzelkişiler ve tüzelkişiliği olmayan kamu kuruluşları adına işletmenin bütününü sevk ve idareye yetkili olanlara denilir hükmü mevcuttur. Satış müdürü Z. E., Muhasebe müdürü E. K. ve üretim müdürü Ö. bay'ın 2821 sk 2/6 anlamında işveren vekili sayılmayacağı açıktır. Bu işçiler işveren vekili sayılmaması sebebi ile çalışan işçi sayısı dahil edilmiştir.
Sendika üyelik belgesi 45 adet olup, 5 içi başvuru tarihinden sonra üye olmuştur. 40 üyenin ismi SGK bordrolarına göre tespit edilen çalışan işçiler listesinde vardır.
2822 sayılı toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt kanunun 12/1 fıkrası uyarınca tespite konu işyerinde başvuru tarihi itibarıyla çalışan işçilerin yarısından fazlasının işçi sendikasının kendi üyesi olması toplu iş sözleşmesi yapmak için yeterlidir. O halde 82 kişi olan çalışan işçi sayısına göre, yarısı 41 olup, 40 sendika üyesi olması sebebi ile çoğunluk sağlanamamaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözülebilmesi için Gebze Depo işyerinde çalıştığı belirtilen, 3 kişinin C. S., F. Y. ve H. K.'nın fiilen çalışıp çalışmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Davacı sendika vekili Gebze Depo işyerinde çalıştığı ileri sürülen bu kişilerin, işçi olarak fiilen çalışmadıklarını iddia etmiş olması ve yetki tespitinde fiilen çalışan işçilerin esas alınacak olması karşısında, SGK bordrolarında bu işçiler kayden sigortalı olarak gözükseler de, başvuru tarihi ve sonrası itibariyle işyerinde fiilen çalışıp çalışmadıklarının tespiti gerekir. Mahkemece bu konu üzerinde yetirince durulmamıştır.
Eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen karar hatalı olup bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy