(2822 S. K. m. 6, 61) (818 S. K. m. 101)
Dava: Davacı, ücret, ikramiye ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ücret ve ikramiye farkı isteklerinde bulunmuş, davalı işveren davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
Davacının üyesi olduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin süresi 31.12.2004 tarihinde sona ermiş, daha sonra sözü edilen taraflar arasında yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanmamıştır. Bu arada zaman zaman Türk-İş İle Hükümet arasında Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolleri imzalanmıştır. Davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkisine dair sorunlar sebebiyle toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının gecikmesine bağlı olarak işçilerin daha fazla mağdur olmaması için işverence idari nitelikte genelgeler çıkarılmış ve Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokollerinin ileriye dönük olarak uygulanmasına dair kararlar verilmiştir. Bu şekilde ilerde imzalanabilecek olan toplu iş sözleşmesi bakımından kazanılmış hak oluşturmamak üzere genelgelerde belirtilen tarihlerden itibaren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokollerinin uygulanması yoluna gidilmiştir.
Dosya içerisinde işyerinde uygulanan 11, 12, 13 ve 14. dönem toplu iş sözleşmeleri ile Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolleri bulunmamaktadır. Bu belgeler dosyaya getirtilmelidir. Davacı işçinin sözü edilen çerçeve protokollerinden genelgede yazılı olan tarihlerden itibaren yararlanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren uygulamaya konularak fark ücret ve ikramiye hesabı hatalı olmuştur. Konu Dairemizce daha önce de incelenmiş ve çerçeve protokollerinin, işverence çıkarılan genelgelerde belirlendiği üzere ileriye dönük olarak uygulanması esası benimsenmiştir. (Yargıtay 9.HD. 6.10.2009 gün 2009/9135 E, 2009/25976 K ve Yargıtay 9.HD. 18.5.2010 gün 2010/17087 E, 2010/13864 K). Mahkemece gerekirse bu yönde bilirkişiden ek hesap raporu alınmalı ve yukarıda belirtilen esaslar dahilinde hesaplamaya gidilerek isteklerle ilgili bir karar verilmelidir.
3- 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 6.maddesinde, Her ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet akdine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar hizmet akdi hükmü olarak devam eder şeklinde kurala yer verilmiştir. İşyerinde uygulanan 14. dönem toplu iş sözleşmesi 31.12.2004 tarihinde sona ermiş ve yenisi yapılmamıştır. Bu durumda anılan toplu iş sözleşmesinin ücret ve ikramiye ödenmesini öngören hükümleri, 31.12.2004 tarihinden sonrasında da iş sözleşmesi hükmü olarak geçerliliğini sürdürür. Süresi sona eren toplu iş sözleşmesinde ücret ve ikramiyelerin ödeneceği günü belirleyen hükümler de normatif kurallar olarak uygulanmaya devam eder. Başka bir anlatımla Borçlar Kanunun 101. maddesi uyarınca işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Kararlaştırılan gün ödenmeyen ücret ve ikramiye açısından faiz hakkı doğar. Mahkemece ücret ile ikramiye alacakları için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren kademeli olarak faize karar verilmesi de yerinde olmuştur.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 61.maddesinde, Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkum edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir şeklinde kurala yer verilerek uygulanması gereken faiz türü belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmesinden doğan istekler bakımından sözü edilen faizin uygulanması yerinde ise de, toplu iş sözleşmesinin süresinin sona ermesinin ardından iş sözleşmesi hükmü olarak devam eden kurallar gereği ödenen ücret ve ikramiye bakımından 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 61. maddesinde öngörülen faizin uygulanması doğru değildir. Toplu iş sözleşmesinin süresinin sona erdiği 31.12.2004 tarihi sonrası için davaya konu ücret farkı ile ikramiye alacakları iş sözleşmesinden doğmakla, anılan tarihten sonra doğan alacaklar bakımından yasal faize karar verilmesi gerekirken 2822 sayılı yasanın 61. maddesindeki özel faize hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, 29.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy