(4857 S. K. m. 46)
Dava: Davacı, ara dinlenme ve ilave ara dinlenme ücreti, cumartesi çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C.Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedildiğini bir kısım işçilik alacakları için açtığı davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek bakiye işçilik alacağı talep etmiştir.
Davalı işveren davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının işçilik alacakları hüküm altına alınmıştır.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanmaktadır. Sözlü yargılama usulünde davalı ilk itirazları da dahil olmak üzere bütün savunmasını birinci duruşmada sözlü olarak bildirebilir. İlk duruşma 12.10.2010 tarihinde yapılmıştır. Davalı vekili mazeret belirterek bu duruşmaya katılamamıştır. Mahkemece davalı vekilinin mazereti kabul edilmiştir. İkinci duruşma 11.11.2010 tarihinde yapılmış ve davalı tarafça zamanaşımı defi'nde bulunmuştur. Davalı vekilinin ilk duruşmada mazeretli olarak kabul edilmesi dikkate alındığında yapılan ikinci duruşma davalı taraf açısından ilk duruşma niteliği taşıdığından zamanaşımı defi süresi içerisindedir. Davalı tarafın zamanaşımı defi dikkate alınarak davacının işçilik alacağı talepleri hususunda yeniden bir karar verilmesi gerekirken hatalı yorum ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy