(4857 S. K. m. 120) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, bayram alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı T. Ş. avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/04/2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan T. Ş. adına Avukat E. E. ile karşı taraf adına Avukat M. K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili davacının davalı T. Ş.'e ait işyerinde 01.11.1988 tarihinde şef garson olarak çalışmaya başladığını, daha sonra işyerinin şirket haline dönüştüğünü ve davacının çalışmasına devam ettiğim, şirketin el değiştirmesi sonucunda iş akdinin 01.06.2004 tarihinde bildirimsiz ve haksız feshedildiğini, en son net aylık ücretinin 1000-YTL olduğunu, davalı şirketçe işlerinin bozukluğu gerekçe gösterilerek 01.01.2000 - 01.01.2002 dönemine ait 5.000.-YTL, 01.09.2002 - 01.06.2004 dönemine ait 15.000.-YTL ücret alacağının ödenmediğini, davacının hizmeti süresince hafta içi bir gün izin kullanmak suretiyle dini bayramların 1. günü hariç diğer günlerinde ve resmi bayram günlerinin tamamında çalıştığını, çalışma saatlerinin 10:00 - 00.00/01:00 saatleri arasında olduğunu, 15:00 - 17: 30 saatleri arasında ara dinlenme izni kullandığını, fazla mesai ücreti, hafta tatili çalışması ve bayram günleri çalışması zamlı ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve fazla mesai alacaklarının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davalı şirketin 01.09.2002 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten önceki dönem için davacının alacak taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacının davalı şirketin % 5 hissedarı olduğunu ve müvekkili şirkete ait Pianepple isimli resturantın mesul müdürü olarak çalıştığını, işletmenin her türlü idari faaliyetini yürütmek üzere yetkili olduğunu, davacının işyerinde çalışanların maaşlarını dağıttığını, kendisine ait kayıtlarının da davacı tarafından tanzim edildiğini, yönetici sıfatında olan davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı olmadığını, davacı ile yapılan hizmet akdinde aylık net ücretinin 600,00-TL olarak belirlendiğini, davacının eline geçen ücretin yaklaşık 1.000.- TL olduğunu, bu ücretin fazla mesai ücretini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma ücretini de kapsadığını, işin niteliği gereği en fazla 1 saat fazla mesai yapıldığını, davacıya fazla mesai ücretinin fazlasıyla ödendiğini, . haftada 1 gün izin kullanan davacının hafta tatili çalışması alacak isteminin yerinde olmadığını, davacının davayı ikame ettiği 02.08.2004 tarihinde davalı şirkette çalıştığını, müvekkili şirkete karşı neden dava açtığı sorulduğunda önceki işvereni olan T. Ş.'den alacağı olduğu için davayı ikame ettiğini belirttiğini, davalı şirket aleyhine dava açması ve bu davasını geri çekmemesi nedeni ile müvekkili şirket tarafından iş akdinin 23.08.2004 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Tahsin vekili de davanın reddini talep etmiştir.
İlk karar Dairemizin 26/12/2007 tarih ve 2007/2654 E. 2007/39243 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece Dairemizin 26.12.2007 tarih ve 2007/2654 Esas 2007/39243 Karar sayılı bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda araştırma yapılıp rapor alındıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı T. Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile kıdem tazminatından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi hükmüne göre 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından işyeri devirlerinde belirtilen hüküm uygulanmalıdır. Anılan hükme göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
Somut olayda Dairemizin 26.12.2007 tarih ve 2007/2654 Esas 2007/39243 Karar sayılı bozma ilamı ile davacının ilk işvereni olan davalı T. Ş. ile son işvereni olan davalı şirket arasında işyeri devri olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda işyeri devri kuralları doğrultusunda devreden işveren olan davalı T. Ş.'in kıdem tazminatından sorumluluğu davacıyı çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı olduğu halde davacının tüm hizmet süresi için son ücreti üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından son işveren ile birlikte sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, Davalı T. Ş. Adına Avukat E. E. yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy