(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.08.1997 yılında davalı işyerinde işbaşı yaptığını, 28.02.2004 tarihinde işten çıkarıldığını, fabrikada boşaltmacı olarak çalıştığını, fırından arabalara mal sardığını, fırında sıcağın içine girilerek sıcak tuğlaların alınıp arabaya konulduğunu, ortamda sağlık koşullarının olmadığını, sabah saat 8,00'de işbaşı yapıldığını, götürü usulü çalışıldığı için sabah saat 8,00'den akşam 18,00'e kadar fabrikada kalma zorunluluğunun olduğunu, fazla mesai ücretleri verilmediğini, davacının son olarak çalıştığında 75,00 TL ücret aldığını, sigortanın tam olarak gösterilmediğini, çıkış nedenlerinden birinin de sigorta primlerinin eksik gösterilmesi olduğunu, dini bayramlarda 1-2 gün çalışılmadığını, resmi bayramlarda tam gün çalışıldığını, pazar günleri çalışılmadığını, yıllık izin ücreti almadıklarını, isteyen işçilere ise işten çıkarılmakla gözdağı verildiğini, fazla çalışma ücreti, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin de işveren tarafından verilmediğini, bu konularda ısrarlı olan çalışanların kapı önüne konulma tehdidi ile karşılaştıklarını, müvekkilinin çalışmaya başladığı 1997 yılından 2003 yılı da dahil olmak üzere fabrika bakıma alınsa da, mevsimlik olarak işe ara verilse de müvekkilinin fabrikada başka işlerde tam gün çalışmaya devam ettiğini, buna rağmen prim gün sayılarının eksik gösterildiğini, hizmet döküm belgelerinde, yapılan giriş ve çıkışlardan müvekkilinin haberinin olmadığını, sigorta ile ilgili belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, işveren tarafından Salihli 3.Noterliğinden müvekkiline gönderilen 24.03.2004 tarihli noter ihtarnamesi ile işe davet yazısı içeriğinin gerçek olmadığını, işverenin kendisini tazminatlardan kurtaracak yasal dayanaklar aradığını, işverenin 15 Mart'ta yasal ve sosyal haklarının verilmesiyle ilgili isteklerini karşılayamayacağını, işi beğenmeyenin istediği yere gidebileceğini söylediğini, müvekkilinin işveren tarafından işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin-genel tatil-hafta tatili ve fazla çalışma ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren cevap dilekçesi ile, davacının tuğla fabrikasında 01.07.1996 gününden başlayarak boşaltma işinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, tüm belgelerdeki imzaların işçilerin kendilerine ait olduğunu, işçinin tam gün olarak çalışmadığını, imzalarını taşıyan ve hiçbir itirazı bulunmayan puantaj kayıtlarında ve ücret hesap pusulalarında işçinin çalıştığı günler ve diğer bilgilerin gerçeğe uygun şekilde yer aldığını, SSK bildirimleri ve ödemelerin de buna uygun olarak gerçekleştiğini, işçinin 8,00-18,00 saatleri arasında çalışmadığını, saat 8,00'de işe başladığını, ancak boşaltmacı olarak çalıştığından bu işin özelliği nedeni ile açılan kapı sayısına göre saat 13,00-14,00'e kadar çalıştığını, bazı günler istisnai olarak fazla çalışma yaptığını, yapılan fazla çalışmaların İş Yasasındaki zamları ile birlikte ödendiğini, ücret bordrolarında ve ücret hesap pusulalarında da aynen yer aldığını, puantaj kayıtları, ücret bordroları ve ücret hesap pusulalarının gerçeğe uygun olarak düzenlendiğini, işçinin puantaj kayıtlarını, ücret hesap pusulalarını itirazsız imzaladığını, bu nedenlerle İş Yasasına ve gerçeğe uygun olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının şahsi dosyasına rastlanmadığından tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği belirtilmiş ise de, davacının işyeri dosyasının mahkemenin 2007/4 sayılı dava dosyası içinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki; eksiklikler rapordan sonra ve temyiz aşamasında giderilmiştir.
Bu itibarla dosyadaki tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak düzenlenecek ek rapordan sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy