(4857 S. K. m. 18, 20, 21)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2010 gün ve 2009/32142 Esas, 2010/31592 Karar sayılı ilamı ile davacının performansı değerlendirilirken raporlu olduğu dönemin dahil edilerek performans değerlerinin hesaplanması, hamileliğin dikkate alınması göz önünde tutulduğunda feshin geçerli nedene dayanmadığı ilave gerekçesi ile onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili bu kez yerel mahkemenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. Maddesine aykırı olarak boşta geçen süre için 4 ay yerine 6 aylık ücret ve diğer haklarının tahsiline karar verdiğini, onama kararının maddi hataya dayandığını, düzeltilmesi gerektiğini talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dosya içeriğine göre davalı işyerinde çalışan ve iş sözleşmesi performans düşüklüğü nedeni ile feshedilen davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin performansı değerlendirilirken raporlu olduğu dönemin dahil edilerek performans değerlerinin hesaplandığı, hamileliğin dikkate alınması göz önünde tutulduğunda feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Bu emredici bir kuraldır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece boşta geçen süre için 6 aylık ücret ve diğer hakların hüküm altına alınması, yasanın üst sınır olan 4 ay belirlenme kuralına aykırıdır. Onama kararının bu nedenle maddi hataya dayandığı anlaşılmaktadır.
Ancak davacı işçinin kıdemi, özellikle hamileliği dikkate alındığında mahkemece aslında 6 aylık sürenin işe başlatmama tazminatı yönünden değerlendirildiği, bu nedenle işe başlatmama tazminatının yasal sınırlar olan 4 ile 8 aylık süre kapsamında 6 aylık ücret tutarında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun olacağı kabul edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Maddi hataya dayanan Dairemizin 04.11.2010 gün ve 2009/32142 Esas, 2010/31592 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
4. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
5. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7. Davacının yapmış olduğu 44.70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre
TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 09.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy