(5953 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, davalı neznindeki çalışmasının 5953 sayılı Basın Mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetin tanzimi hakkındaki yasa kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Davalı televizyon bünyesinde 01.10.1998 tarihinden itibaren Prodüksiyon Amiri sıfatı ile çalışmaya başladığı, halen çalışmasına devam ettiği, 01.10.1998 tarihinden 31.05.1999 tarihine kadar geçerli olmak üzere istisna akdi sözleşmesi akdettiği sözleşmede kendisinin Müteahhit olarak tanımlandığı, söz konusu sözleşmede yapılacak işin tanımı olarak Müteahhitçe yapımı ve teslimi üstlenilen iş, sipariş verenini müteahhide vereceği genel ve özel talimat devresinde çalışma ve zaman programlarına uygun olarak sipariş verence Türkiye ve Türkiye dışında ihtiyaç görülen televizyon programlarının müteahhitçe çekimlerinin yapılmasıdır. denildiği, ayrıca 01.10.1998 tarihinde ayrıca iş sözleşmesi imzaladığı, Prodüksiyon amiri olarak tanımlandığı, süresiz düzenlendiği, daha sonra 01.06.1999 tarihinde yine iş sözleşmesi imzaladığı Prodüksiyon Amiri olarak tanımlandığı, brüt ücretinin saatte 14 DM olarak belirlendiği, 01.11.2003 tarihinde dördüncü kez belirsiz süreli sözleşme imzaladığı Montajcı ve Kamera asistanı olarak tanımlandığı, bu sözleşmelerde 4857 Sayılı Kanuna tabi olarak gösterildiği, oysa bir çok belgesel çektiği, yönettiği, televizyonda yayınlandığı, isminin yönetmen olarak yer aldığı, fikir ve sanat işi olduğu, işverence davacının 5953 sayılı yasa değil de 4857 sayılı yasa kapsamında çalıştırılmasının kabul edilemeyeceğini, fikir ve sanat işi yaptığı iddiası ile Davalı nezdindeki çalışmasının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Araksındaki Münasebetin Tanzimi Hakkındaki Yasa kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacı ile irtibat bürosu arasındaki sözleşmelerin imzalandığı tarihlerdeki irtibat bürosunun temsilcisinin dava dilekçesinde belirtildiğini aksine Manfred Diertich Sauter değil Diertic Fritz Sauter olduğunu; sözleşmenin bununla imzalandığını, işlemi yapan vekile husumet yöneltilemeyeceğini Diretich Fritiz Sauter'in davada taraf olamayacağını, davacının irtibat bürosunda Prodüksiyon Asistanı olarak çalıştırıldığını, ancak tercüme hatası olarak Prodüksiyon amiri ifadesinin kullanıldığını, davacının 01.11.2003 tarihli sözleşmede belirtildiği gibi montajcı ve kamera asistanı olarak çalıştırıldığını, davalının Türkiye'de fiilen yayını olmadığını, sadece haber toplama ve topladığı haberleri Almanya merkeze aktarma görevi bulunduğunu, öncelikle davacının çalıştığı işyerinin niteliği itibari ile gazeteci sayılmasının mümkün olmadığını, davacının teknik alanlarda faaliyette bulunduğunu, Basın İş Kanunu anlamında gazetecilik işi yapmadığını, basın kartı bulunmamasının sebebinin davacının teknik alanda yürüttüğü işler için böyle bir karta ihtiyaç duymadığını, davacının karşılıklı konuşmak yerine dava açtığını, 29.07.2005 tarihinde ayrıldığını, eda davası açma imkanı varken tespit davası açamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işinin belli bir araştırmayı gerektiren ve hatta çalışan gazeteciler ile birlikte çalıştığı sabit olan görsel ve işitsel anlamda gazetecilik işi olduğu gerekçesi ile davacının çalışmasının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetin Tanzimi Hakkındaki Yasa kapsamında Gazetecilik faaliyeti olduğunun tespitine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürürlükte olduğu tarihte eda davası açma imkanı olan davacı işçinin tespit davası açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi davalı nezdindeki çalışmasının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetin Tanzimi Hakkındaki Yasa kapsamında olduğunun tespiti talebi ile dava açmıştır. Öte yandan işçilik alacaklarının tahsili amacı ile de İstanbul 10. İş Mahkemesinin 2005/1280 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, alacak davasının bu davanın sonucunu beklediği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece eda davası açma imkanı varken tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının olmadığı gözetilerek söz konusu davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy