(406 S. K. Ek. m. 29) (4046 S. K. m. 22) (6100 S. K. m. 297, 321) (375 S. KHK. Ek. m. 3)
Dava: Davacı vekili, davalıya ait işyerinde TİP 2 sözleşmeli ile çalışan ve başka kamu kurumuna nakledilen davacının ücretine sözleşme gereği zam yapılmaması nedeni ile nakledildiği kurumda eksik ücret almaya devam ettiğini, ücretinin nakil tarihi itibari ile yeniden tespiti ile nakilden önce davalı kurumca ödenmeyen, nakilden sonra da çalıştığı kurumda eksik ödenmesine neden olduğu ücret ve ek ödeme, denge tazminatı ve ikramiye tutarlarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 8 günlük süre içinden davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla ve kısa kararda kararın kesin olduğu, gerekçeli kararda ise temyiz yolu açık olduğu belirtilerek, kısa kararın HMK. 297 ve 321 maddelerine uygun tefhim edilmediği, bu nedenle davacı vekilinin de temyizinin süresinde olduğu, ayrıca maaş nakil ilmühaberinin yeniden tespiti isteminin fark ücretin temadi etmesi nedeni ile kesinlik kapsamında kalmadığı anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nda kapsam dışı personel olarak çalıştığını, davalı şirketin 14/11/2005 tarihinde özelleştirilmesi sonrasında kamuya nakil hakkını saklı tutmak kaydıyla 2. Tip İş Sözleşmesi imzaladığını, 406 sayılı yasanın Ek 29. Maddesi ile ilgili mevzuat ile taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği kamu kurumlarına nakil olduğu tarihe kadar davalı şirket bünyesinde çalıştığını, davalı şirket ile imzaladığı 2. Tip İş Sözleşmesinin ücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memur maaş artış oranında olacaktır. ifadeli 7. Maddesi gereği kamu personeline gelen zamlardan yararlandırılması gerekirken yararlandırılmadığını, davalı şirketin eksik ödemelerinin kamuya nakil tarihine kadar devam ettiğini, davalı şirketin bu eyleminin ileriye dönük olarak ve halen çalıştığı kurumda devam eden şekilde eksik ücret almasına neden olduğunu belirterek;
Davacının maaş nakil bildiriminin 4046 sayılı yasanın 22. Maddesi ve 406 sayılı yasanın Ek 29.maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle dava konusu artış ve zamların eklenerek düzenleme tarihi itibariyle yeniden tesbitine,
Davalı işveren kurumda çalıştığı sürelerde hak ettiği ancak kendisine ödenmeyen davalı kurumun hatalı maaş nakil bildirimi nedeniyle müvekkilinin halen çalıştığı kurumunda eksik maaş almasına sebep olduğu tutarların, yıllar itibari ile değişen ek ödeme ve denge tazminatlarının ve buna bağlı olarak değişen maaş tutarına uygulanan ikramiye tutarları farkından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; 40,00 TL. alacağın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu talebin 657 sayılı kanun ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi çalışanların aylıklarına devletçe yapılan artış oranlarına ilişkin olduğunu, davacının nakledildiği kamu kurumunda özlük hakları bakımından 657 sayılı kanun hükümlerine tabi olarak çalıştığını, müvekkili şirketin kamu çalışanı olan davacının maaşının tespitinde ve artış oranlarının belirlenmesinde yetkisinin bulunmadığını, davacının iş sözleşmesi ile müvekkili şirketti çalıştığı sürede 406 sayılı yasanın Ek.29. Maddeleri uyarınca kamu görevinden aylıksız izinli sayıldığını, davacıya yapılan esaslara göre ücretlerinin ödendiğini, davacının iş sözleşmesinden doğan hiç bir alacağının kalmadığını, alacağı ilişkin talepler bakımından husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiğini, 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli statüde çalışan personele ikramiye, ilave tediye ödemesi yapılmaması nedeniyle kamu kurum-kuruluşlarına nakledilen personelin nakil ücretlerinin ikramiye, ilave tediye eklenerek tesbit edilmesinin mümkün bulunmadığını, ek ödemenin Maliye Bakanlığının 08/05/2006 tarih ve 8021 sayılı yazısına istinaden, geçiş maaşına ilavesinin mümkün bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, Davacının davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. nezdinde kapsam dışı personel olarak çalıştığı ve daha sonra özelleştirme nedeni ile kamu kurumuna naklinin yapıldığı ancak ücretinin davalı işverenlikçe ödendiği, davacının davalı işverenlik nezdinde çalıştığı sırada 5473 sayılı kanun ile kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan personele yüksek planlama kurulu kararı ile ek ödeme yapıldığı, buna karşılık davalı işverenin maliye bakanlığından görüş almak suretiyle davacıya ek ödeme yapmadığı, bu konuda Danıştay 5.dairesinin 22.08.2010 tarih 2010/88 esas 2010/4718 sayılı kararında 5473 sayılı yasa ile getirilen ek ödemenin davacının sözleşmesinin feshedildiği tarihten önce yürürlüğe girdiği, bundan dolayı sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihine kadar kamu görevlilerinin parasal haklarına yapılan artışlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği doğrultusunda karar verdiği, bu karar göz önüne alındığında 5473 sayılı yasaya dayanarak personel yüksek planlama kurulu kararıyla verilen ek ödemenin davacıya da yansıtılmasının gerektiği kanatine varılmış olmakla birlikte mahkememiz kısa kararın da, kesin olmak üzere karar verilmişse de, para alacağına ilişkin miktar gözetilerek sehven bu şekilde karar verilmiş olup, aynı zamanda maaş miktarının tesbiti hususunda karar verildiği, bu haliyle verilen kararın temyizi kabil olduğu, bu durumun gerekçe ile düzeltilerek gerekçeli kararın tebliğinden itibaren temyiz süresinin başlamasının gerekli olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 40,00TL ek ödemenin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının özelleştirme sonucu başka kuruma nakil tarihi itibari ile aynı miktarın ek ödeme olarak maaşında artış yapılmasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışan davacının davalının özelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümleri değişen 406 sayılı kanunun Ek. 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılı KHK.'un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.'un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yer aldığı ücreti gösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta normatif dayanaklar 406 sayılı kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılı KHK.'un Ek 3, maddesi, 399 sayılı KHK.'un Ek. II cetveli ve bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanında taraflar arasındaki sözleşme hükümleridir.
406 sayılı kanunun 29. Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışı personelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin 15.4.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir.
Taraflar arasında imzalanan TİP 2 sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise Nakil hakkını saklı tutan çalışanın ikramiye, yardım vs gibi mali ve özlük hakları için İş mevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yer alan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memur maaş artış oranında olacaktır(3.f)".
Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılı özelleştirme kanununun 22/5 maddesinde özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı kurumda özelleştirme öncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenen davacının özelleştirme sonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüde çalışanlar için getirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibi sayılmaktadır. Sonuç olarak davacı, davalı kurumda iken çalıştığı dönemde 375 ve 399 sayılı KHK.'ler ile getirilen artışlardan yararlandırılmalı ve bu artışlar uygulanmak sureti ile nakledildiğinde maaş nakil ilmühaberi düzenlenmelidir.
375 sayılı KHK.'un ve 399 sayılı KHK.'lere dayanılarak çıkarılan 2006/1, 2006/3, 2007/1 ve 2008/1 sayılı tebliğler uyarınca Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların sözleşmeli ve kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelin sözleşmeli ve kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Karardaki ücret artışlarının hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanması gerekir. Bu nedenle mahkemenin davacının nakledildiği tarihe kadar 2006/1 nolu tebliğle getirilen artışlardan yararlanması gerektiği tespiti doğru bulunmuştur.
Hukuki olarak bu tespit yapılmakla birlikte, davalı kurum taraflar arasındaki sözleşme hükmü veya eki yönetmelik hükümleri ile kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacının 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine artışlar yapmış olabilir. Bu artışlar Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarak çıkarılan ve kamuda çalışan sözleşmeli personel ile kapsamdışı personel için 2006/1, 2006/3, 2007/1, 2008/1 ve ilgili düzenlemeler ile sağlanan artışlardan azda olabilir, fazla da olabilir. Aynı oranda veya fazla oranda yapılmış ve yansıtılmış ise kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacı kamudaki personel için getirilen artışlardan faydalanamaz. Ancak davalı işveren anılan hükümleri dikkate almadan artış yapmamış veya daha az artış yapmış olabilir. 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine hiç artış yapılmamış ise tebliğler ile getirilen artışların tamamının, artış yapılmış ancak yeterli değil ise aradaki fark alacağın hesaplanması ve buna göre maaş nakil ilmühaberinin düzenlenmesi gerekir. Bu tespitin yapılması için ise davalı kurumdan anılan dönemdeki bordroların, maaş artışına ilişkin işverenin varsa işletmesel kararlarının getirtilmesi, davacının 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarının veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretinin ne olduğunun tespit edilmesi, bu konuda uzman mali bilirkişiden rapor alınması gerekir.
Sonuç olarak davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.'un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, tebliğlere göre yapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakil ilmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca fark olduğu ve maaş nakil ilmühaberinin fark ücrete göre düzenlenmediği tespit edildiği takdirde, maaş nakil ilmühaberinin gerçek ödenmesi gereken ücrete göre düzenlenmesi gerektiğinin tespitine de karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy