(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 18, 25, 32) (492 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti alacağı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı şirket avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A- Davacı İsteminin Özeti: Davacı, haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatıyla yıllık izin ücretini istemiştir.
B- Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddini istemiştir.
C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D- Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir.
E- Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işverence, işçinin işveren vekiline sataşması sebebiyle feshedilip feshedilmediğiyle kıdem ve ihbar tazminatının istenip istenemeyeceği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı 4857 Sayılı Kanunun 25/11-d maddesinde düzenlenen işçinin, işveren veya işveren vekiline sataşması halinde sözleşmenin işverence haklı sebeple feshidir. İşçinin sataşması kavramı yasada tanımlanmamış olup, somut olayın özelliğine göre mahkemece değerlendirilecektir. İşçinin sataşma niteliğindeki eylemi, işveren açısından iş ilişkisini temelinden sarsmış ve güven duygusunu yıkmış ise bu maddeye göre haklı sebeple fesih sebebi olacak; işçinin sataşma niteliğindeki eylemi, güven temelini yıkmayıp işyerinde olumsuzluklara yol açıyorsa İş Kanunu 18. maddesi uyarınca geçerli sebeple fesih sebebi olacaktır. Eylemin İş Kanunu 18. maddesi kapsamında olması halinde işçi kıdem ve ihbar tazminatını alacaktır. Eylem İş Kanunu 25/11-d kapsamında ve ağırlığında olması halinde ise işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamayacaktır.
Somut olayda, davacı, iş güvenliği önlemlerinin alınması ve izin ücretinin ödenmesini isteyince sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatını istemiştir. Davacı, tanık dinletmemiş ve haksız fesih iddiasına dair delil sunmamıştır.
Davalı, davacının fesihten bir gün önce yönetici K.'den zam istediğini ve zam isteğinin reddedilmesi üzerine davacının o zaman bana tazminatlarımı verin, işten ayrılacağım dediğini, feshin yapıldığı ertesi gün ise, davacının işyerine geç gelmesi üzerine yönetici M.'in davacıyı odasına çağırdığını ve davacının gitmeyeceğini söylemesi üzerine M.'in aşağıya indiğini, davacıyla tartışmaya başladıklarını ve davacının işveren vekili M.'e küfür ederek üzerine yürüdüğünü ve çevredekilerin ayırdığını, bu olay üzerine davacının sözleşmesinin haklı sebeple İş Kanununun 25/11. maddesi uyarınca feshedildiğini belirtmiştir. Davalı taraf, savunmayı destekleyen tutanaklar sunmuş ve tutanak tanıkları savunmayı doğrulamıştır.
Mahkemece, müfettiş raporu gerekçe gösterilerek ve raporda feshin haksız olduğu belirtilip müfettiş raporunun aksi ispat edilemediğinden dava kabul edilmiştir.
Hükme gerekçe gösterilen müfettiş raporunda, davalının sunduğu tutanaklar değerlendirilmemiş ve tutanak tanıkları dinlenilmeyip 5 yıl kıdemi olan bir işçinin kendisini haklı olarak işten çıkartacak davranış gösteremeyeceği ve işverene sataşma olayının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Yoruma dayalı soyut müfettiş raporunun hükme dayanak yapılması hatalıdır.
Davacı, haksız fesih iddiasına karşı tanık bildirmemiştir. Davalı işveren ise, davacının olay günü işveren vekilinin üzerine yürüyüp hakaret ettiğine dair tutanaklar sunmuş ve duruşmada dinlenen tanıklar tutanak içeriğini doğrulamış olmakla, davalı taraf sataşma olayını ve feshin haklı sebeple yapıldığını ispat etmiştir.
Davacı işçinin, işyerinde işveren vekilinin üzerine yürüyüp hakaret etmesi, sataşma olup, haklı sebeple feshi gerektirecek ağırlıkta bir eylemdir.
Bu durumda mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yetersiz müfettiş raporuna dayanılıp fesih haksız bulunarak kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy