(2004 S. K. m. 79, 97, 99, 161, 261)
Dava: Davacı, K. 3. İcra Müdürlüğünün 2007/15285 takip dosyası üzerinden haciz işlemi uygulandığı sırada muhafaza altına alınan menkullerin müvekkili şirket tarafından finansal kiralama sözleşmesiyle Ö... Şti'ne kiralandığını, 3226 S.Y.'nın 19/2 maddesi uyarınca üzerindeki muhafaza kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar: Yerel mahkeme, şikayetin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde Şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A- Davacı İsteminin Özeti:
Şikayet eden, taraflar arasındaki işçilik alacakları davasında verilen ihtiyati tedbir niteliğindeki ihtiyari haciz kararı uyarınca Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün 2007/15285 takip dosyası üzerinden haciz işlemi uygulandığı sırada muhafaza altına alınan menkullerin finansal kiralama sözleşmesiyle Ö... Şti'ne kiralandığını iddia ederek 3226 S.Y.'nın 19/2 maddesi uyarınca üzerindeki muhafaza kararının kaldırılmasını istemiştir.
B- Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf olmadığı için cevap verilmemiştir.
C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı şikayet eden temyiz etmiştir.
E- Gerekçe:
Alacaklı tarafından Kadıköy 2. İş Mahkemesi'nin 2007/1330 Esas sayılı dosyasında borçlu aleyhine açılan işçilik alacağı davasının yargılaması sırasında, 28.12.2007 tarihli kararla alacaklının tedbir isteğinin ihtiyati haciz niteliğiyle kabulüne, davalı borçlunun (işverenin) menkul ve gayrimenkulleri üzerine dava sonuna kadar geçerli olmak üzere dava değeri 9.147.00.-TL tutarında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş ve bu karar Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/15285 Esas sayılı dosyasıyla infaz edilmiştir.
İhtiyati haciz, kural olarak, alacağın tahsili amacıyla yapılan girişimlerin semere vermesini sağlayan ve diğer hacizlere kendiliğinden katılma olanağı veren bir önlem (tedbir) olmakla beraber, bundan alacağın teminat altına alınması amaçlanmıştır.
İhtiyati tedbirin konusu, muvazaalı olan şey olmasına karşın, ihtiyati haczin konusu daima bir alacaktır. Diğer bir deyimle, konusu alacak olan ve bir önlem (tedbir) olarak ihtiyati haczi gerektiren uyuşmazlıklarda, belli bir mal ya da aidiyeti yönünden uyuşulmayan bir hak mevcut değildir, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz yollarının biri takip hukukunda, diğerinin yargı kuralları içinde yer almasını sağlayan 1424 Sayılı Kanun değişikliği, bu nitelendirmenin sonucunu vurgulamaktadır.
Öte yandan, İcra ve İflas Kanunu'nun 261/2. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararları, aynı Kanunun 79-99. maddeleri arasında yer alan haczin ne suretle yapılacağına dair hükümleri dairesinde icra edilmeleri gerekir. Anılan maddeler kapsamında istihkak davaları ve bununla ilgili hükümler yer aldığından, ihtiyati haczin uygulanmasına bağlı istihkak davalarının icra mahkemelerinde ve bu davalara özgü usul kuralları çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
Bu açıdan H.U.M.K.'nun 512. maddesinde yer alan üçüncü şahıs, mahcuz veya merhun eşyanın kendisine ait olduğu veya bunların kendisine rehin edildiği hakkındaki davasını eşyanın bulunduğu veyahut haczin vazolunduğu mahal mahkemesinde ikame edebilir. yolundaki hüküm, 538 Sayılı Yasayla değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 97/6. maddesiyle sonradan değiştirilmiş ve bu gibi davalara icra mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Şu hususu da belirtmelidir ki, gerek istihkak iddialarında ve buna yapılacak itirazlarda, gerekse istihkak davalarına ait hükümlerde ihtiyati haciz ya da icrai haciz bakımından bir ayırım yapılmış değildir. Böyle olunca haczin ihtiyati veya icrai olması, istihkak davasının çözümünde görev yönünden herhangi bir fark doğurmaz. Esasen, İcra ve İflas Kanunu'nun 161. maddesinin son fıkrası hükmünden, ihtiyati hacizde de, istihkak prosedürünün icrai hacizde olduğu gibi yürütüleceği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Kadıköy 2. İş Mahkemesi'nin 2007/1330 Esas sayılı dosyasında verilen karar, yukarda açıklandığı gibi, ihtiyati tedbir olmayıp, ihtiyati haciz olduğundan, ihtiyati hacizle ilgili şikayetlerin de icra mahkemesinde görülmesi gerekir.
Şikayet davasında icra mahkemesi görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
F- Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy