(4857 S. K. m. 32) (6772 S. K. m. 2) (YHGK. 11.11.2009 T. 2009/9-438 E. 2009/500 K.)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından verilen 03.05.2012 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 23.01.2012 tarih, 2009/31259 E. ve 2012/ 1036 K. sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek, kararın ortadan kaldırılması ve hükmün araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Bahsi geçen dilekçe ve ekindeki evrak ile dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakanlık oluru ile verilen ücret üzerinden toplu iş sözleşmesi ücret artışları uygulanarak ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı hesaplandığı, sözü edilen hesabın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Bozma ilamında hatalı hesaba değinilmişse de, işverence toplu iş sözleşmesi ile belirlenen ücrete yine aynı toplu iş sözleşmesi ücret artışlarının uygulanıp uygulanmadığı tam olarak dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bozma kararında da hesap yöntemi açıklanmış, ancak bilirkişi hesap raporu bu yönde denetime elverişli olmadığı halde kesin bozma yapılmıştır. Belirtilen noktada hükmün araştırmaya yönelik olarak bozulması gerekirken, isteklerin reddi yönünde karar verilmesi maddi hataya dayalı olmakla, onama kararının ortadan kaldırılmasına ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar verilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi işe girdiği tarihten itibaren işyerinde dört adet toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin tam olarak uygulandığını ileri sürerek açtığı bu dava ile, fark ücret ve buna bağlı olarak ilave tediye ile akti ikramiyesinin de eksik ödendiğini iddia ederek, fark ilave tediye ile fark ikramiye isteklerinde bulunmuştur.
Mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur.
Davacıya işe girdiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesi hükümleri yanında bazı tarihlerde davalı Bakanlık oluru ile de yevmiye belirlemesi yapıldığı görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; işe giriş tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi zamlarına göre belirlenen yevmiye miktarı 15.01.1998 tarihi itibarı ile belirlendikten sonra, belirtilen tarihte toplu iş sözleşmesi zamlarına göre belirlenen yevmiye miktarı, davalı oluru ile belirlenen miktarın altında kaldığından 15.01.1998 tarihindeki yevmiye miktarını olur ile belirlenen miktara yükselterek sonraki toplu iş sözleşmesi zamlarını bu miktar üzerine uygulaması sonucu fark alacaklar hesaplanmıştır.
Bakanlık oluru ile yevmiye artışları yapılırken bu artışların müktesep hak teşkil etmemek üzere yapıldığı ve ücret zamlarının toplu iş sözleşmesi ile belirlenen ücret üzerine yapılacağı açıkça duyurulduğu gibi, 15.01.1998 tarihinde yürürlükte olan 11. dönem toplu iş sözleşmesinin 40/IV maddesinde ücret artışlarının Bakanlık tarafından iyileştirme sonucu belirlenen yüksek ücret üzerine değil, toplu iş sözleşmesine göre hak kazanılan ücret üzerine yapılacağı yazılıdır. Böyle olunca davalı Bakanlıkça belirlenen ücrete toplu iş sözleşmesi zamları uygulanarak fark alacakların kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Hukuk Genel Kurulu da 2009/9-438 Esas, 2009/500 sayılı kararında aynı olayda ücret zamlarının Bakanlık oluru ile belirlenen ücrete göre değil toplu iş sözleşmesi ile belirlenen ücret üzerine uygulanması gerektiği şeklinde karar vererek yerel mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi ücret zamlarının Bakanlık oluru ile belirlenen yevmiye üzerinden yapılması hatalı ise de, bunun dışında kalan fark talepleri yönünden raporda bir değerlendirme yapılmış değildir. Bakanlıkça verilen ücretler nazara alınmadan, davacının sadece toplu iş sözleşmeleri ile belirlenen ücretlerine ücret artışları uygulanarak bir eksiklik varsa ancak bu durumda fark isteklerin kabulüne karar verilebilir. Yazılı şekilde müktesep hak sayılmamak üzere verilen yüksek ücretler nazara alınarak hesaplama yapılması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy