(4857 S. K. m. 41, 46, 47)
Dava: Davacı, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti, dini bayram ücreti, hafta tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. U. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde dokumacı olarak çalıştığını ve bir kısım ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, dini bayram ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve dini bayram fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 31/10/2007 tarihi itibariyle istifa ederek işten ayrıldığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğini ve davacının buna ilişkin 05/11/2007 tarihli ibraname imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından dosyaya sunulan ibranamenin geçerli olup olmadığı ve bu bağlamda davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının, dava açılmadan önce ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı fazla çalışma ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep etmiş, yapılan yargılama sonunda mahkemece verilen 09/03/2009 tarih, 2007/1161 esas ve 2009/214 karar sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19/10/2011 tarih, 2009/23414 esas ve 2011/38312 karar sayılı ilamı bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle, mahkemece temyiz dilekçesi ekinde sunulan 05/11/2007 tarihli ve İbraname başlıklı belgenin aslı getirtilerek davacıdan bu belgeye karşı diyecekleri sorulup,sonucuna göre yasal düzenleme ve Dairemizin ilke kararları da dikkate alınarak, ibranamenin ulusal bayram-genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; İbranamenin miktar içermediği, tahsilat makbuzlarının dosyada bulunmadığı ve bu nedenle bahsi geçen belgenin ibraname vasfı taşımadığı... gerekçesiyle ibraname geçersiz kabul edilerek ulusal bayram-genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının kesin olarak kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç bozma içeriğine, davacının beyanına ve dosya kapsamına uygun değildir.
Öncelikle bir kararın miktar itibariyle kesinliği hak edilen toplam alacağa göre belirlenir.
Somut olayda davacının bilirkişi raporuna göre hak ettiği ulusal bayram-genel tatil ücreti 328,81 TL, hafta tatili ücreti ise 3.124,94 TL olup toplam hak edilen rakam karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 1.690 TL' nin çok üzerindedir. Bu nedenle karar miktar itibariyle kesin olmayıp temyize tabidir. Karar temyize tabi olduğundan mahkemenin hükmün kesin olduğuna ilişkin saptamasının kaldırılarak yapılan inceleme sonucunda;
a) Davacı, İbraname başlıklı ve 05/11/2007 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, belgeyi okumadan imzaladığını beyan etmiş ancak herhangi bir irade fesadı iddiasında bulunmamış ve bu konuda bir ispata yönelmemiştir.
Bozma kararında da detaylıca belirtildiği üzere Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenen ve savunmayla çelişmeyen, irade fesadına uğradığı iddia ve ispat edilmeyen ve hakkı açıkça belirten ibraname, miktar içermese dahi, geçerlidir.
Bu nedenle, ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatili ücretleri açısından geçerli olan 05/07/2007 tarihli ibraname karşısında davacının bu iki alacak açısından işvereni ibra ettiği anlaşıldığından, ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
b) Kabule göre de takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına göre hesaplanan ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden hakkaniyet indirimi yapılmaması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy