(6100 S. K. m. 298) (YİBK 10.04.1992 T. 1991/7 E. 1992/4)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram, genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia ederek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram, genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının karardan sonra başka mahkemedeki ikrarı yargılamanın iadesi sebebi olarak değerlendirilebilecek nitelikte olup bozma kararı kapsamı dışında bırakılmakla kesinleşen taleplerle ilgili ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.
3. Mahkemece ilk hüküm kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerektiği yönünden bozulmuş, bilirkişi raporunun A seçeneğine göre hesaplanan diğer kısımları bozma kapsamı dışında bırakılmıştır.
4. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davacının 27 yıllık çalışmasının bulunduğu kabul edilerek bilirkişi raporunun bu sefer A seçeneği yerine B seçeneğine göre hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporunun B seçeneği incelendiğinde buradaki hesaplamanın 27 yıl 8 ay 6 günlük çalışma değil, 4 yıl 5 ay 22 günlük çalışma karşılığı hesaplama içerdiği görülmektedir.
Mahkeme kısmi talep doğrultusunda karar verdiğinden dolayı kabul edilen alacaklar ve miktarları açıkça anlaşılmamaktadır. Halbuki kısmi eda davası aynı zamanda tespit hükmü de içerir.
Mahkemece gerekçe kısmında hangi alacağın hangi miktarlarla kabul edildiği belirtilmeli hüküm açıklığa kavuşturulmalıdır.
Hizmet süresiyle uyuşmayan ve itibar edildiği belirtilen raporun B seçeneğine ilişkin miktarlar arasında çelişki vardır. Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre aykırıdır.
Karardan sonra yürürlüğe giren ve temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK. na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesine göre Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu açıkça ortadadır.
Bu nedenlerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına (6100 sayılı yasanın HMK. nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy