(4857 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, kıdem tazminatıyla izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde meydancı olarak çalıştığını, 19.01.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle 31.05.2006 günü işten ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatıyla yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, tedavisi biten davacının 19.05.2006 tarihinde davalı şirkette işbaşı yaptığını, yaklaşık 10 gün sonra "rahatsızlığı nedeniyle kendi rızasıyla işten çıktığını ve istifasının kabulünü istediğini" beyan ettiğini, bu talebine istinaden şirketteki görevine son verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işyerinde kaza geçirmesinin davacıya 4857 sayılı iş İş Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı vermediği, davacının geçirdiği iş kazasının, anılan kanunun 24/I-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, davacının istifasında belirttiği "şirketten rahatsızlığım nedeniyle kendi rızamla çıkıyorum" beyanının sözkonusu yasanın 24/I-a maddesi kapsamında olmadığından davacının yaptığı feshin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacının 19.01.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği ve parmağının bir kısmının koptuğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
İş kazası nedeniyle açtığı Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2007/329 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin %70, davacının %15, birlikte çalıştığı işçinin de %15 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Taraf tanık ifadelerinden istirahat sonrası işyerinde iş güvenliği olmadığı için çalışmak istemediği anlaşıldığından 4857 sayılı İş Kanununun 24/1-a maddesi uyarınca işçinin haklı fesih hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle kıdem tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy