MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 25. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2013/340-2013/238
DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde çalışan ve iş sözleşmesinin feshinin haksız olduğu feshin geçersizliği ve işe iade davasında kesinleşen davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanmadığı yıllık ücretli izinler karşılığı ücret, ödenmeyen fazla mesai ve tatil çalışmaları ücret alacaklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, izinlerini kullandığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının tüm süresinin iş ilişkisi kapsamında geçtiği kabul ederek hesaplama yapan hesap bilirkişi raporuna itibar edilerek, feshin geçersizliği davasında kesinleşen karar ile feshin geçerli olmakla birlikte haklı nedene dayanmadığının saptandığı, kullanmadığı yıllık izinleri bulunduğu, diğer alacakların kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1/2 maddesi uyarınca; “Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. Kısaca taraflar arasında iş sözleşmesi kurulması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanılan istekler için, taraflar arasında iş ilişkisi veya iş ilişkisi bulunmayan dönemin işçilikte geçen süre ile birleştirilmesi için normatif yasal düzenlemeler bulunmalıdır.
Halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/4. maddesinde, “T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak geçen hizmetler için kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için yaşlılık veya malullük ya da toptan ödemeye hak kazanacak şekilde iş sözleşmesinin sona ermesi gerekir.
Bazı özel yasalarda işçinin kıdem tazminatına hak kazanması durumunda Emekli Sandığına geçen hizmetler için de kıdem tazminatı ödeneceği şeklinde kurallar olup, sözü edilen kurumlarda çalışanlar yönünden emeklilik koşulu aranmamaktadır. Nitekim davalı kurumla ilgili 4673 Sayılı Yasanın geçici 3.maddesinde, 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak çalışıp da iş mevzuatına tabi statüye geçmiş ya da geçecek olanların iş akitlerinin, kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde Türk Telekomda ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödeneceği kurala bağlanmıştır.406 sayılı kuruluş kanunun ek 32. Maddesinde de “İş mevzuatına tâbi personele, kadrolu ve sözleşmeli statüde iken 5434 sayılı Kanuna tâbi olarak geçen hizmet süreleri için ödenecek kıdem tazminatı tutarının Türk Telekomdaki kamu payı % 50’nin altına düştükten sonra bu hizmetleri işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek iş mevzuatına göre hesaplanacağı" belirtilmiştir.
İstifa ile sona ermemiş olan memuriyet dönemi ile sözleşmeli personel olarak çalışılan süreler, 1475 sayılı yasanın 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında sözü edilen özel tavan gözetilmek suretiyle tazminat hesabında dikkate alınmalıdır.
1475 sayılı yasanın 14. maddesinde, “Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez” şeklinde kurala yer verilmiştir. Belirtilen üst sınır, “genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Başbakanlık Müsteşarı olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir. Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır.
5434 sayılı yasaya tabi hizmetlerinin tamamı için kıdem tazminatı ödeneceğini öngören yasa, ya da sözleşme hükümleri 1475 sayılı yasanın 14. maddesinin 6. fıkrasındaki özel tavanı bertaraf etmez(Yargıtay 9.HD. 8.4.2003 gün 2002/21820 E, 2003/ 5911 K.). Kamu payının % 50’nin altında düştükten sonra kadrolu ve sözleşmeli statüde geçen sürenin işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek iş mevzuatına göre hesaplanacağına ilişkin kuralın da özel tavan dikkate alınarak uygulanması gerekir. Kural iş mevzuatına atıf yaptığına göre 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte olan 14/6 maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.
Dosya içeriğine ve davacının şahsi sicil dosyasına göre davacının 06.09.1989 tarihinden 13.10.2000 tarihine kadar 399 sayılı KHK kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştığı ve bu tarihten sonra iş sözleşmesi ile çalışmaya devam ettiği ve iş sözleşmesinin 15.03.2007 tarihinde davalı tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmeli statüde geçen dönem için kıdem tazminatının özel tavan dikkate alınarak hesaplanması ve bu dönem için yıllık ücretli izin İş Kanunu kapsamında olmadığından hesaplanmaması gerekir. Mahkemece tüm hizmet süresinin işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek, kıdem tazminatının ve yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy